Reklam

Malatya Yeni Cami Dilde Ama Gönülde Değil!

Malatya Yeni Cami için yaygara koparan kesimlerin dikkatinden kaçan ince ayrıntının altını çizmek istedik.

Malatya Yeni Cami Dilde Ama Gönülde Değil!
Editör: Malatya Haber
16 Mayıs 2022 - 01:01
24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ merkezli 6.8 şiddetindeki depremde hasar gören ve ibadete kapatılan Malatya’nın simge yapılarından Yeni Cami (Teze) 800 gün süren restorasyonun ve tamirin ardından Ramazan ayının ilk teravih namazıyla ibadete açılmıştı.
 
Yeni Cami etrafında demir sütunların yer alması ve avlunun daraltılması birkaç siyasi parti olmak üzere neredeyse Malatya’nın her kesiminden eleştiri almış ve son olarak Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy’u ziyaret ederek konuyu dile getirmiş, "Yapılan restorasyon çalışmalarında camimizin avlu kısmına konulan beton yapının caminin siluetini bozduğunu ve kentin estetiğine ve hafızasına uygun olmadığını dile getirdik. Sayın Genel Müdürümüze yapılan çalışmayla ilgili tekrardan bir değerlendirmenin yapılmasını ve beton yapıların bulunduğu alandan kaldırılmasıyla ilgili görüşümüzü ilettik. Sayın Genel Müdürümüz de konuyla ilgileneceğini ve gerekli değerlendirmelerin yapılacağını söyledi. Bizlerin amacı tarihi yapılarımızı gelecek nesillere aktarmak. Bunu da yaparken kentin hafızasını ve belleğini koruyarak, şehrin değerlerine önem veriyoruz. Bu anlamda Teze Cami de Malatya’nın hafızasıdır. Bizlerin ve hemşerilerimizin görüşleri son projenin yeniden gözden geçirilmesidir. İnşallah yapılan değerlendirmeler sonrasında caminin aslında yer almayan ve sonrasında eklenen görsel estetiği bozan yapılarla ilgili yeni kararlar alınır.” Demişti. 



GÖRÜNTÜYÜ BIRAK İBADETE BAK!

Maalesef demir sütunlar için ortalığı ayağa kaldıran bazı kesimlerin farz olan ibadet için camiye bile uğramadığını üzülerek gözlemledik. Cuma’dan Cuma’ya dolan camilerimiz de normal günlerde ancak 1-2 sıra saf tutan cemaat oluyor. Elbette ki şehrin tarihi dokusuna aykırı işlerde tepki vermek gerekir lakin bu kadar abartılı bir tepkiyi kimse beklemiyordu. Ah ne var birazda ibadete teşvik edici yapıcı eleştiriler yapılsa da, Allah için bir hayır işlense…
Şuan için Caminin eski haline döndürülmesi hususunda herhangi bir işlem yapılmadığını gözlemleyerek bu konuyu güzel bir hikaye ile özetlemek istedik.

Ağa yıllardır yanında çalışan Kâhya’yı yanına çağırır.
“Gel Bakalım Kâhya! Yıllardır yanımdasın. Sana birkaç sualim olacak” der.
Kâhya “Buyur Ağam emret” der.
Ağa “Say bakalım İslam’ın şartı kaçtır?” der.
Kâhya cevap verir “Bir Ağam”
Bunu duyan Ağa küplere biner ve şöyle der.
“ Yazıklar olsun sana verdiğim ekmeğe. Ne biçim Müslümansın be adam. Hiç İslam’ın şartı bir olur mu? Der.
Kâhya, Ağanın sinirli halini ve soluksuz azarını işitince şöyle bir yanıt verir. 
“Ağam dur sakinleş hele. Bende biliyorum İslam’ın şartı beştir lakin Namazdır, Sen kılmazsın, ben kılmam, Oruçtur, Sen tutmazsın, ben tutmam, Hac’dır, Sen gitmedin, ben gitmedim, Zekattır sen vermezsin, ben vermem, geriye bir tek Kelime-i Şahadet kalıyor. Onu sende söylersin, bende söylerim.” 

Bu hikayeden anlaşılacağı gibi günümüz Müslümanları kendilerine farz olan ibadetleri yapmak yerine eksiğini bulduğu her şeye muhalefet olup, kendini dört dörtlük müslüman gösteriyor. Sosyal Medya'da Cuma mesajı paylaşmakla olmuyor bu işler. Hak yiyen de, faiz yiyen de, Akrabalarına kötülük edende, Akşam Sabah iftira eden de, Onun bunun namusuna bakan da müslümanım demekten geri kalmıyor. 

Allah Sonumuzu Hayır Etsin…