• Reklam
Kürtaj Skandalını izletmek yerine ne yaptılar?

Kürtaj Skandalını izletmek yerine ne yaptılar?

Malatya İnönü Üniversitesi’nde patlak veren kürtaj skandalında yeni gelişmeler var.

03 Mart 2013 - 11:04

Malatya İnönü Üniversitesi’nde patlak veren kürtaj skandalında yeni gelişmeler var.

Geçtiğimiz günlerde Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bağlı Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki kürtaj skandalı sonrası aralarında Kadın Doğum Ana bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ö. Ç.’in de aralarında bulunduğu 15 kişi gözaltına alınmıştı. Göz altıların ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ö. Ç.’le birlikte tutuklanan bir başka isim de Özel Malatya Park Hospital Hastanesi’nde kadın doğum uzmanı olarak çalışan Doç. Dr. Ş. H. oldu.

 

Olayın kısaca özetini çıkardıktan sonra yeni bir gelişmeden bahsetmek istiyoruz.

 

Prof. Ö.Ç. ve Doç. Dr. Ş. H. ile ilgili Sağlık Bakanlığınca düzenlenen inceleme raporu tamamlandı. İnceleme raporunda şu ifadelere yer verildi:

 

“Tarafımızca Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan temin edilen belgeler, Özel Park Hastanesi’nde yapılan incelemeler ve alınan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde;

 

Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Denetlenmesine İlişkin Tüzüğün 5. Maddesinde, “Gebelik süresi 10 haftayı geçen kadınlarda rahim tahliyesi yapılamaz.” Hükmü yer almaktadır. Bu hükme aykırı olarak; Özel Malatya Park Hospital Hastanesi’nde Kadın Doğum Uzmanı, aynı zamanda Mesul Müdür olarak çalışan Doç. Dr. Ş. H.’ın G. G. isimli, yasal sınırı aşan 24 haftalık (6 aylık) hamileyi, para karşılığı kürtaj olması için İnönü Üniversitesi Kadın Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ö. Ç.’e yönlendirdiği, adı geçenin de İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 30/12/2012 tarihinde, 10.000 TL karşılığında kürtaj bunun dışında, Doç. Dr. Ş. H.’ın  Özel Malatya Park Hospital Hastanesinde yasal sınırı aşan ve 13 haftalık gebeliği olan G. Ö.’in 17/11/2012 tarihinde 3.000 TL, E. A. T.’un 01/11/2012 tarihinde 4.000 TL karşılığında kürtaj işlemlerinin gerçekleştirdiği, bu durumun emniyetçe yapılan dinlemelere ait konuşma taleplerin de geçtiği, adı geçen kişilerin alınan ifadelerinde de bu hususu doğruladıkları, hamilelere belirtilen tarihlerde kürtaj yapıldığı halde, hastane kayıtlarında kürtaj işlemi gizlenerek, başka teşhisle medikal tıbbi tedavi yapıldığı şeklinde kayıt düşüldüğü, ayrıca G. Ö. ile ilgili bilgisayara yapılan kayıtların sonradan 18/10/2012 tarihinde Doç. Dr. Ş. H.’ın talimatlarıyla sistemden silindiği, Bu 3 kürtaj işleminin yapılmasına tıbbi gerekçe teşkil edecek herhangi bir raporun da olmadığı anlaşılmaktadır.”

 

Evet sevgili okuyucularımız, durumun resmi dili bu şekilde. Bir de işin özetini çıkaralım. Ettikleri Hipokrat yeminiyle “İnsan yaşamı kutsaldır” diyen doktorlar, maalesef cinayet işlemişlerdir.

Ayrı ayrı zamanlarda yapılan bu cinayetlerle 3 tane bebeğin canına kıymışlardır.  İsimlerinin başında bulunan doktor unvanlarını unutarak cinayetleri gerçekleştiren bu insanlar, Malatyamızın adına büyük bir leke sürmüşlerdir.

İnsan yaşamının kutsallığından dem vurup ardından cinayet işleyen bu insanlar, Malatyamızın 2 büyük ve güzide kurumunun adını lekelemişlerdir. Malatya İnönü Üniversitesi gibi bir kurum ve Malatya’nın gururu olmuş Turgut Özal isimlerinin cinayetlerle anılıyor olması kamuoyunu üzmüştür. Böyle bir skandalın yaşanmasında adı geçenlerden birinin Malatya İnönü Üniversitesi’nde Ana Bilim Dalı Başkanı olması ise ayrı bir üzüntü kaynağıdır.

Emniyetin teknik takibi sonucu ortaya çıkarılan bu skandalla birlikte başka skandalların da yaşanıp yaşanmadığını sormak istiyoruz.

Malatya İnönü Üniversitesi’ne bağlı bir kurumda ortaya çıkan bu skandal sonrası “Başka skandallar da var mı?” diye aklımızdan geçmiyor değil. Çünkü ortada dönen paraların büyüklüğü ve yatırılarak yapılan tedavileri düşününce aklımızdan böyle şeylerin geçmesi doğaldır. Bir insanın kadın doğum için yatırılması, ardından da alakasız bir teşhis ve tedavi yönteminin gösteriliyor olması olayın ne kadar profesyonel bir şekilde yapıldığını da gösteriyor.

İşin dikkat çeken bir başka yanı da yaşanan olayların birbirine çok yakın tarihlerde gerçekleşiyor olmasıdır.

Bu kadar kısa zamanda arka arkaya meydana gelen bu cinayetler durumun vahametini bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Bütün bunları aktardıktan sonra aklımıza gelen soruları da sıralamak isteriz:

 

Malatya’da buna benzer daha kaç tane vukuat var?

 

Malatya’da faaliyet gösteren bir hastanenin müdürlüğünü yapan bir isim bunları yapabiliyorken, daha küçük kurumlarda buna benzer olayların yaşanma ihtimali nedir?

 

Malatya İnönü Üniversitesi’ne bağlı bir kurumda bunlar yaşanırken, siyasi ve ferdi çekişmeler sebebiyle üniversiteyi ve bağlı birimleri yönetme acziyetini gösterenler, Prof. Dr. Süleyman Çaylı’yı

takip ettirmeyi başarmışlardı. Bu olayı görememelerinin sebebi nedir?

 

Malatya İnönü Üniversitesi’ndeki bilim insanlarını takip ettirmeyi büyük bir maharetle yürüten Üniversite yönetimi böyle bir skandal yaşanırken, kimleri takip etmekle meşgullerdi?

 

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir vukuatın yaşanmasının ardından, yönetim istifaları yaşanır. Malatya İnönü Üniversitesi’nde buna benzer bir istifanın yaşanma oranı nedir?

 

Daha önce yaptığımız haberler sebebiyle bizi mahkeme koridorlarına gönderenler bunun için de mahkemeye başvuracak mı?

 

Malatya Time

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x