Murat Karakoç

Murat Karakoç

[email protected]

İsmet Yalvaç Haddini Bil, Yeter Artık!

27 Mart 2022 - 02:50

Malatyalı olmaktan her ne kadar gurur duysam da, bazen öyle kısır çekişmeler ve bunaltıcı insanlarla muhatap oluyorum ki, İstanbul da ikamet ettiğime sevinir hale geliyorum. 

Takdir edersiniz ki Malatyamızın kendine has bazı özellikleri var. Hasütlük, istememezlik, kıskançlık, kuyu kazma gibi art niyetli insanımız haliyle fazladır. Benim bildiğim namus haricinde hiçbir şeyde kıskançlık olmaz. Başarı ve başarısızlık vardır. Ama gelin görün ki bazen çok okumak, eğitim görmek yetmeyebiliyor. Boşa demiyorlar “ Çok okuyan mı çok gezen mi bilir?” Benim nazarımda Hayat okulu daha öğreticidir. Çekilen zorluklar ve hayat mücadelesi ne kadar zorlayıcı olursa, insan bir o kadar fazla olgunlaşıyor. Daha çabuk kemale erişiyor.

Empati yapma, hoşgörülü olma, nezaket ve dost olmak yetenek işidir. Bunlar karakterde olan kazanımlardır. Aileniz yada çevrenizde bu gibi önemli ahlaki kurullar aşılanmamışsa yine farklı bir atasözüyle “ Yedisinde neyse yetmişinde aynısı ” olup çıkıyor.

Bu kadar hayat bilgisinden sonra konumuza girecek olursak, Pandemi gibi bir belayla tüm Dünya’da olduğu gibi bizde mücadele ettik, ediyoruz. Hayat Pahalılığı, Enflasyonun ucu bucu belli olmayışı, Savaş iklimi derken insanların tahammülsüzlüğü ve gerginliği daha çok artar hale geldi. Bunlar sağlıksal ve psikolojik nedenler olsa da, unutulmaması gereken bir de kişisel rant ve hesap kavgası yıllardan bu yana devam eden sorunlarımızdan. 
Hepinizin malumu bizim çiçeği burnunda eğitim platformumuz kuruldu. Turgut Özal Üniversitesi memleketimize bir kazanım, bir değer olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şey olmasa bile, ki var adından dolayı bile sahip çıkmamız ve desteklememiz gereken bir kurum olma hüviyetini taşımaktadır.

Bir insan düşünün ki kendini bir odaya kapatmış, insan içine çıkmayan, gezmeyen, görmeyen memlekette olup biteni ajansın haberiyle takip eden iki takla attırıp CTRL+C ve ardından CTRL+V yapıp memlekete sözde haber otoritesi ve gazeteci oluyor. Ne güzel Dünya, böyle gazeteciliğe can kurban.

İsmet Yalvaç denilen zat rant ve çıkarına ters düştüğü için bu güzide kurumumuzu Allah’ın her günü karalayıp, iftiralar içeren yazılar yazıyor. Defalarca mahkemelik olmalarına rağmen ne anayasaya uyuyor, ne de mahkeme kararı tanıyor. Mahkemenin engellediği içeriği tekrar şöyle böyle olmuştu diye ertesi gün manşetten veriyor.

Bende naçizane bu yapılan saldırıları ve adaletsizliği dilim döndüğünce kamuoyuna aktarıp, bunların asıl yüzlerini ortaya çıkarıyor tüm memleketi bilgilendiriyorum. Kendisi günlerce, aylarca iftiralar atıp karalama yaparken haklı, ben kendilerini eleştirince tahammül edemeyip mahkemeye koşuyor. Gitsen ne olacak be? Gidip yarın savcıya neler neler yaptığını anlatacağım. Sıradan biri için “ Bu Saldırı Devlete yapılmış bir saldırıdır” manşetiyle haber yaptınız. Türkiye Cumhuriyeti Devletini nasıl birkaç soytarının saldırısına alet edersiniz? Ben Kendi haklılığım yanında hem üniversitemizin ve kıymetli rektörümüz Prof. Dr. Aysun Bay Karabulutun hemde değerli eşi Ercan Karabulut başta olmak üzere itibarını karaladığınız tüm insanların hakkını savunacağım. Hem de Devletimizi küçük düşürme cürretinde bulunduğunuz için hakkınızda dava açacağım. Madem anladığınız dil bu her türlü savaşmaya varım. Malatyamızın tek kurumunu, tek değerini size yedirmem, yem etmem. Haddinizi bilin. Malatya’nın onlarca dürüst gazetecisi var. Memleketin hiçbir kurumunu sizin gibilerin rant ve çıkar kapısına dönüştürmeyeceğim.
Hodri Meydan.
Bakalım el mi yaman bey mi yaman?