Dava Şartı Olarak Arabuluculuk
Mehmet Fatih GELERİ

Mehmet Fatih GELERİ

Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

26 Ekim 2017 - 09:26

Artık bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile işe iade davalarında 01.01.2018 tarihinden sonra arabulucuya başvurma şartı aranacaktır.

Taraflar arabuluculuk sonunda anlaşmaya varamadıklarında davacı, anlaşmazlığa ilişkin son tutanağın onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.  Bu tutanak olmadığı takdirde davacıya bir haftalık kesin süre verilerek mahkemeye sunulması istenecektir. Aksi takdirde dava usulden reddedilecektir.

Arabulucuya başvurulmadan açılacak dava için herhangi bir işlem yapılmayacak ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.

İş kazası veya meslek hastalıklarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında arabulucuya başvurma şartı aranmaz.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre bir hafta daha uzatılabilir.

Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmaması, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması gibi durumlarda arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.

Yargılama Giderleri

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtiler ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.

Her iki tarafın toplantıya katılmaması durumunda sona erecek arabuluculuk faaliyeti sonunda açılacak davalarda yargılama giderleri kendi üzerlerine bırakılır.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları halinde, ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflar arasında eşit şekilde karşılanacaktır. Bu durumda ücret,  tarifenin birinci kısmında (Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Uyuşmazlıkların Arabuluculuk Yoluyla Çözüme Kavuşturulmasının Sağlanmasında Arabulucuya Ödenecek Ücret) belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. Taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmadığı için görüşme yapılamadığı veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görümeler sonunda tarafların anlaşamaması halinde iki saati aşan kısmın ücreti taraflarca eşit şekilde karşılanır.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır.

Zamanaşımı

Arabuluculuğa başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü sürer işlemez.

Arabuluculuk Görüşmeleri

Görüşmelere taraflar bizzat veya kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işveren temsilcisi olarak katılabilir ve son tutanağı imzalayabilir.

Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür.

Hizmet Tespit Davaları

5510 sayılı kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda zorunlu sigortalılık tespiti hariç, dava açılmadan önce SGK’ ya başvurulması zorunludur. Bu başvurulara atmış gün içinde cevap verilir. Bu süre içinde cevap verilmemesi halinde talep reddedilmiş sayılacaktır. Zira kuruma dava açabilmek için talebin reddedilmesi veya cevap verilmemesi şarttır.

İşe İadelerde Ay Yok Tutar Var

4857/21 maddesi geçersiz yapılan feshin sonuçlarını düzenlemiştir. Buna göre; “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.” demektedir.

25.10.2017 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yukarıdaki ay kavramını kaldırarak ödenecek tazminatın tutarını TL bazında belirtebilecektir.

Değişen madde ile, Mahkeme veya özel hakem, feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde işçinin işe başlatılmamasından doğacak ödenecek tazminat miktarının ne kadar olacağı ve işçinin çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirlenecektir.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;

a- İşe başlatma tarihini,

b- Ücret ve diğer hakların parasal miktarını,

c- İşçinin işe başlatılmaması durumunda işçiye ödenecek tazminatın parasal miktarını,

belirlemeleri zorunludur.

Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.

İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelecek ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacaktır.

Tazminatlarda Zaman Aşımı 5 Yıl

İş Kanunu’nda, kıdem tazminatı alacakları için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Bu nedenle, kıdem tazminatı zamanaşımı süresi, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’na göre belirlenmektedir. 6098/146 ya göre zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirtilmiştir.

Bugünden itibaren artık İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıl olarak değişmiş ve İş Kanununa Ek Madde olarak eklenmiştir.

a- Kıdem tazminatı.

b- İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.

c- Kötüniyet tazminatı.

d- İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine aykırı feshinden kaynaklanan tazminat.”

5 yıllık zaman aşımı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (25.10.2017) sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce sona ermiş olan iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar için zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder.

Zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı 5 yıldan uzun ise 5 yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımı süresi dolmuş olur.

Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.”

malatya haber

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar