• Reklam
Malatyalı Aşık Ekberi Gülbaş Vefat Etti

Malatyalı Aşık Ekberi Gülbaş Vefat Etti

Malatya bir ozanını bir aşığını daha kaybetti. Arguvanlı Aşık Ekberi Covid-19'a yenilerek vefat etti.

14 Kasım 2020 - 20:49

Malatyalı Aşık Ekberi GÜLBAŞ Covid-19 nedeniyle tedavi gördüğü hastane'de vefat etti. Türk Halk Müziğine Bir çok eser kazandıran Aşık Ekberi sosyal medya'da sevenlerini üzdü. Yakın bir zamanda Arguvanlı ozan, âşık Ekberi (Ali Ekber Gülbaş) 60. sanat yılına dostlarının, sevenlerinin de katkı verdiği çok özel bir albümle girdi.

Ekberi, 50. sanat yılını kutlamak isteyen dostlarına büyük bir şaşkınlıkla, “Hayırdır, Ölmem mi yakın? Bizde sanatçıya sağlığında değer verilmez ki…” diyeli 10 yıl oluyor. Bu kez albüm çalışmalarını Ekberi de yakından takip etti. Heyecanlandı, mutlu oldu. Bütün hayatını sığdırdığı türküleri yeniden can buldu notalarda, seslerde…

Ne aşk bitti ne de gurbet

Malatya’nın Arguvan İlçesi Çavuş Köyü’nde 1940 yılında dünyaya gelen Ekberi’yi sizlere tanıtmak istiyorum.

Ekberi’nin 4 şiir kitabı var. 1966,1986, 2000 ve 2009’da yayınlanan bütün kitaplarının adı: “Aşk ve Gurbet”… Bu durumun nedenini “Aşk ve gurbet bitmedi ki… Aşk da, gurbet de olduğu sürece –ki bitmeyecek hiç- bundan sonra da çıkacak olan bütün kitaplarımın adı hep aynı olacak. Ozanın aşkı da bitmez, gurbeti de bitmez…” şeklinde açıklıyor Ekberi…

Akıp gitti zaman doldu

Gençlik gülüm açıp soldu

Yaş gidip kemalin buldu

Ne aşk bitti ne de gurbet

Ekberi’inin şiire olan ilgisi Aşık Bektaş Kaymaz’dan etkilenmesiyle başlar. Köyündeki ilkokulu bitirir, çobanlık yapar. İlk şiirlerini ortaokuldayken saman yapraklı bir deftere yazar… İstanbul’a göç eder, pek çok hemşerisi gibi… İstanbul’da yaşam kavgası devam ederken bir yandan da şiir yazmaya devam etmektedir.

Askerlik dönüşü önce Malatya’ya yerleşen ozanımız bir süre sonra yeniden İstanbul’a gelir.

O günlerde Aşık Daimi ile tanışır. Daimi, genç Ekberi’nin şiirlerini çok beğenir.

1965 yılından itibaren Doğan Kılıç’ın çıkardığı Ehlibeyt gazetesinde çalışmaya başlar. Ekberi hem gazetenin dağıtımını yapmakta hem de şiir köşesini yönetmektedir. Ülkenin dört bir yanından gelen şiirlerden uygun gördüklerini yayınlamaktadır. Sefil Selimi, Hüdai gibi ozanların da şiirlerini ilk olarak yayınlayan kişidir Ekberi…

1969 yılında İstanbulTekel’de çalışmaya başlar. Ehlibeyt gazetesine de katkı vermeye devam etmektedir.  Bir yıl sonra Malatya Tekel Baş Müdürlüğüne tayin olur. Şiir yine hayatının vazgeçilmezidir. Malatya’da bulunduğu her dönem yaptığı gibi Gayret ve Sebat gazetelerinde de yazmaya devam eder. Aynı yıl içinde Sulhiye Hanım ile evlenirler. Mihmani (1971), Rahmani (1972), Devrim (1975), Zafer (1977) dünyaya gelir.

Tekel’den emekli olduktan sonra, Ekberi Müzik Evi’ni açar. 1991 yılında yeniden İstanbul’un yolunu tutar. İstanbul’da Plakçılar Çarşısı olarak bilinen yerde dükkânını açar.  

Yüzlerce şiiri bestelenmiş Ekberi’nin. Bir kısmını kendisi bir kısmını da başka sanatçılar bestelemiş.

Deli Gönül, Arada Bir, Bırakmadı Sevdan Beni, Dermanım Yok,  Dert Beni,

Bir Zaman, Boynu Bükülü Kaldım, Yar İnsaf İnsaf, Bırak Beni, Sızılar, Mah Yüzüne, Haydi Yolcu, , Yıllar, Toprak Ana, Eğlen Güzel, Gülsene, Be Hey Dünya, Bir Gelin Ağlar, Tatlı Bela, Yetmiyesice, Barışalım, Ben Ölürüm, Sürünesice, Dilimin Ucunda, Gelin, Nazo, Sevdim Seni Malatyalı, Sevdim de Öldüm, Vursaydın, Yar Kokusu Geliyi, Geç Olur, Küsmem, Arguvan’ın Düzüne, Belalı Başım, Gülüm, Tatlı Bela, Geç Kaldın Gülüm, Aşk ve Gurbet, Turnam, Yandım adlı türkülerini aralarında Ali Ekber Çiçek, Sabahat Akkiraz, Kubat, Dilber Ay, Selahattin Alpay, Ahmet Satılmış, Cemal Öztaş, Süleyman Yücedağ, Ahmet Bildirici, Aynur Doğan, Mehmet Balaman, Ali Abbas Aslantürk, Hasan Durak, Mesut Salman, Nur Ertürk, Burcu Doğan, Songül Karlı, Hıdır Göksu’nun da olduğu onlarca sanatçı yorumlamış.

Deli gönül hangi dala konarsın

Ekberi’nin en çok bilinen ve sevilen türkülerinden birisidir “Deli Gönül”…

Deli gönül hangi dala konarsın

Tutunacak senin dalınmı kaldı

Ahu feryat ile niçin yanarsın

Şu dünyada senin malınmı kaldı

Felek seni gafletinden uyuttu

Eşin dostun ne var ise uyuttu

Esti sam yelleri gülün kuruttu

Bülbüller ötecek gülünmü kaldı

Yerin yok yurdun yok nerde kalırsın

Her yüze güleni dostun sanırsın

Bunca derdi sen üstüne alırsın

Dert çekecek senin halınmı kaldı

Ateşlere yanan ey dertli EKBER

Bu dünyanın sonu yalanmış meğer

Bir yarin var idi almış yadeller

Candan başka senin varınmı kaldı.

Bu şiirin/türkünün öyküsünü soruyoruz ozanımıza…

Önce düşünüyor, sonra başlıyor anlatmaya:  “Öyküsü içinde…  Sözleri herkes kendisine göre değerlendirmeli… Gurbettesin… Yalnızsın… Yüreğimden dökülenler…”

Bu albümde hayatım var

Söz sonunda Gönül Dostları Dilinden Ekberi Türküleri’ne geliyor.

Ekberi, eser seçimindeki tercihleri kendisinin yaptığını belirterek şöyle konuşuyor: “Bazı dostlarımız seçtiğimiz eserleri  yorumladılar, bazı dostlarımız şiirlerimi bestelediler. Sonunda da ortaya benim için değerini anlatamayacağım güzellikte bir albüm çıktı. Büyük bir imecenin sonucudur bu çalışma. Bu albümde nefesim, sesim, hayatım var. Arguvan’ım, köyüm, anam, babam, çocuklarım, sevdiğim var. Yıkık evim var. Ben varım…”

Söz köyden açılmışken devam ediyor: “Her sene köyüme geliyorum. Çocukluğum, geçmişim burada. Özlediklerim burada. Gelmezsem eksik kalırım.  Bu yıl 14. kez düzenlenecek olan Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nde hemşerilerimle bir arada olacağım için de çok heyecanlıyım. Bugüne kadar aşıklara yaşarken değer verildiği görülmemiştir. Hep öldükten sonra hatırlanırlar. Bildiğim kadarıyla ilk kez bir aşık yaşarken onun türkülerinden oluşan bir albüm yapıldı. Büyük bir gurur. Emeği geçen herkese, sanatçılarımıza, eşime, çocuklarıma teşekkür ederim.”

Türküleri farklı yörelerden sanatçıların yorumladığına dikkat çeken Ekberi; “Şiirlerimde, türkülerimde herkesin kendisinden bir parça bulmasıdır benim için önemli olan. Zaten bu şiirlerin kahramanları halk… Onlar için yazıldı bu şiirler… Her şiirimin benim için ayrı yeri vardır. Kırlardaki çiçekler gibidir. Farklı renkler, kokular verirler. Şiirlerimde bazen Karacaoğlan olur sevgiliye hitap eder, bazen Pir Sultan olur sisteme, düzene, adaletsizliğe isyan eder,” diyor.   

Ozanımız 6 yıldır sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor.Yaşadığı onca sağlık sorununa karşın yazmaya ve üretmeye devam ediyor.

Ekberi, “Bu kadar dertli türküler, şiirler yazan birisinin de ‘dertli’ olması normal… Bundan sonra da yazmaya devam edeceğim,” diyerek sözlerini albümde kendi sesinden yer alan şiirinden bir bölümle bitiriyor:

Her aşıktan birer zerre bedende
Kırk ölürüm kırk doğarım bir günde
Dertlinin EKBERİ oldum son demde
Hangisiyle yanacağımı bilemem

Acaba Ekberi’nin doğup büyüdüğü evin olduğu sokağa adı verilse güzel olmaz mı?

Kadir İncesu / Birgün

 

 
 

.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x