Reklam

Malatya TSO idarecileri büyük suç işlediler

Geçtiğimiz hafta Malatya TSO'da 4 Şiddetli deprem manşetiyle verdiğimiz haberin yankıları devam ederken önce TSO Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç'un bu olaylarla ilgili yorumu geldi. Hemen ardından Eski Genel Sekreter Erkan Gölgeli'nin bomba açıklamaları geldi.

Malatya TSO idarecileri büyük suç işlediler
Editör: Malatyadan
04 Şubat 2015 - 13:33
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Genel Sekreteri Erkan Gölgeli,nin haksız bir şekilde  iş  akdinin feshi sonrasında, davacı olduğu Malatya Ticaret ve sanayi odasındaki  yolsuzlukları, yargıya taşımış ve geçen 2 yıllık süreçte, 2 adet bilirkişi raporu ve savcılık kovuşturmasında, oda meclis başkanı Sami Payza, oda yönetim kurulu başkanı Hasan Hüseyin Erkoç, Oda sicil müdürü Salih Topçu ve oda muhasip yönetim  kurulu Hüseyin Çınar hakkında Malatya Asliye 4.ceza mahkemesinde görevi kötüye kullanmak ve zimmet suçlamasıyla dava açıldı. Erkan Gölgeli, 30 Ocak 2013’te MTSO’da görevden alınmasına ilişkin,işten atıldıktan sonra  göreve iade için başlattığı hukuki sürecin  devam ettiği  dönemde   yaptığı basın açıklamasında,dava konusu konularla alakalı Malatya kamuoyuna bilgi  vermişti.
Gerek TSO, gerekse  bazı Basın Kuruluşlarının linç etmeye kalktığı Erkan Gölgeli’ye ulaşarak konu  hakkında bilgi  aldığımız Gölgeli, 2 Sene önce Malatyalılar Gazeteciler Cemiyetinde yaptığı basın açıklamasının arkasında olduğunu ifade etmişti.
İşte Erkan Gölgeli’nin 14 Mayıs 2013’te, Malatya Gazeteciler cemiyetinde yaptığı açıklamanın tam metni.  

İDAM MAHKUMUNA BİLE  “SON SÖZÜ”  SORULURDU!

 “Öncelikle sebebi her ne olursa olsun, mevcut yönetimin, iş akdimi sona erdirme şekli ve biçiminin basit, yanlı ve hukuksuz olduğunu düşünüyorum. İdama götürülen bir mahkuma bile son sözü söylenerek idam edilirken, şahsım ile alakalı olarak yaptığım bir hata var ise uyarı, sonrasında kınama cezaları sonrasında iş akdimin feshedilmesi gerekirdi. Bu sebeple iş akdimin feshinde dahi usul hatası yapılmıştır. Maalesef 70 kişilik meclis üyelerimizin içinde bulunduğu bir yapıda, bu konu birkaç meclis üyesi haricinde dile getirilmemiş ve susturulmuşlardır.” 

"YOLSUZLUĞU İŞTEN ATILMADAN  ALTI AY ÖNCE FARKETTİM VE KOVUŞTURMA BAŞLATTIM"

 İş akdinin feshedilmesinin iki nedenle gerçekleştiğini söyleyen Gölgeli, “İlk sebep, yaklaşık 6 aydır oda içinde takibatını yaptığım bir yolsuzluk ve bu yolsuzluğun içinde meclis başkanının firmalarının da olması sebebiyle müfettiş talebimin ertelenmesi, engellenmesi ve bu süreci ortaya çıkarmamdan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Değerli basın mensupları oda içinde var olan usulsüzlükler ve yolsuzluklar yargıya intikal ettirilmiştir. Bu usulsüzlükler bilirkişi raporları ile de teyit edilmiştir. Bu usulsüzlüklerin ne olduğu konusunu merak edebilirsiniz, hukuki çerçevede devam eden bir süreci çok anlatmak yerine, sizlere belirgin bir örnek olması düşüncesiyle, 8 bin üyesi olan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nın en üst yetkilisi olan Meclis Başkanı Sami Payza’ya ait Başkent Kayısı Ltd. Şti. ve Payza Kayısı Ltd. Şti. firmalarında 2 yıl boyunca ticaret sicil harçlarının yatırılmadığı, şahsımın devam eden soruşturma sürecinde bu durumu ortaya çıkarması sonrasında 2 yıl sonra sanki yeni bir işlemmiş gibi harçlar topluca 31 Aralık 2012 tarihinde yatırılmıştır. Bu durumu ortaya çıkarmam sonrasında meclis başkanının bu konuyu gündeme getirmemem gerektiği, aksi halde iş akdimin feshedileceği ifade edilmiştir.” diye konuştu.  

MALİYE BAKANLIĞI'NIN HARÇLARININ YATIRILMAMASI  BÜYÜK SUÇTUR

 Oda gelirlerinin, Maliye Bakanlığı'na ait harçlar ve oda aidatları ile elde edildiğine dikkat çeken Gölgeli, “Maliye Bakanlığı harçlarının yatırılmaması büyük bir suçtur. Bu harçlar şirket kuruluşu, şirket yetkilisi değişimi, yetki belgesinin alınması  gibi işlemlerden oluşmaktadır. Düşünün, oda olarak 5 TL’lik bir harç için üyelerimizi bankalarda saatlerce sıraya sokarken, odanın en üst düzey yöneticisi kendi şirketlerinde hangi kanuna dayanarak para yatırmamıştır. Konu bilirkişi raporlarında da teyit edilmiştir. İçeride var olan bu durum oda Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç’a iletmeme rağmen, deliklerin kapatılmasını ve geriye bakılmaması yönünde telkinde bulunulmuş ve müfettiş talebim engellenmiştir. Şahsımın müfettiş talebi ve dava açması sonrasında oda yönetimi de benden sonra müfettiş  talep  etmiş ve benden sonra  dava açmıştır. Hatta iş akdimin feshi ile ilgili gerekçeli bir açıklama dahi bulunamamış ve iş akdimin feshinden 2 ay sonra, tatil günü bir üyemize vermiş olduğumuz bir yetki belgesi sebebiyle sözde evrakta sahtecilik adı altında ayrıca bir suç duyurusunda bulunulmuştur. Evrakta sahtecilik evrak üzerinde yapılan bir tahribat ile gerçekleşmektedir.” şeklinde konuştu.  

SEÇİMLER BAHANE EDİLEREK İŞİNE SON VERDİLER

 Görevden alınmasının ikinci sebebinin de seçim sürecinde adil davranması olduğunu vurgulayan Gölgeli, şöyle devam etti: “Bu süreç içerisinde, Meclis Başkanı Sami Payza ve mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç’un süreç dahilinde yaptığı usulsüzlüklere karşı, kanunu uygulamaya çalışmamın etkili olduğunu düşünüyorum. Seçim sürecinde sırf mevzuata sahip çıkmam, adil ,tarafsız bir seçim yaptırmaya çalışmam sonrasında seçim süreci içinde zorunlu izne gönderildiğimi belirtmek istiyorum. İzinli olduğum süre içinde seçim müdürlüğüne, yetkisi olmayan bir şahsın seçim müdürlüğünü yanıltıcı yazılar yazarak, Seçime girecek üyelerin bazılarının gruplarının  değiştirilmesi  ve izin dönüşünde bu durumu öğrenerek duruma itiraz etmem, bu sürecin başlamasında etkili   olmuştur. Ben taraf olmayı hiç düşünmedim, sadece şeffaf bir seçim olması konusunda elimden geleni yaptım. Çalıştığım süre boyunca ,Bilimden, akıldan, hukuktan ve şeffaflıktan yana olmayı istemek, mevcut yönetim tarafından ihanet olarak algılanmıştır. Değerli basın mensupları, bundan sonraki sürece yargı karar verecektir. İdari mahkemede göreve iade davam ayrıca devam etmektedir. Üyelerimiz bilirler, odamız bilgilendirme mesajlarında değişen ve gelişen bir Malatya için el ele sloganı ile ben bu yola çıkmıştım. Onun için genel sekreter olarak herkese aynı mesafede olarak kanun ve kurallara sahip çıktım. Eşit mesafede davrandım.” Dedi. 

HAKKINDAKİ SUÇLAMARA KISA YANIT VERDİ

 Gölgeli kendisi  hakkında da, oda içinde var olan usulsüz işlemleri bildiği halde müfettiş talep  etmemesi  sebebiyle   görevi ihmal ve odanın burs verdiği 3  öğrencinin  yönetim kurulu izni olmaksızın  kesilmesi sebebiyle  görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla ilgili de  dava açıldığı  haberine ise, Oda içerisindeki yazışmaların mahkeme tarafından delil kabul edildiği ve o yazışmalar  ile davanın açıldığını ,o yazışmalar içinde de yer alan bilgilerde ,müfettiş talebinin işten  atıldığı gün yapılan yönetim kurulu toplantısına karara bağlanacağının yazıldığı ve mevcut yönetim  kurulunun o gün  kendisini toplantıya dahi  almadan iş akdini fesh ettiğini ve görevi ihmali gerektiren bir durumun olmadığını da ifade etti.  Burslar ile  ilgili olarakta ,verilen bursların  sosyal yardımlaşma  vakfı üzerinden  fakir puanına göre verildiği, işlemlerin Valilik sosyal yardımlaşma vakfı uhdesinde resmi onaylar neticesinde yapıldığı ve sadece fakir olan öğrencilere burs verildiği bu işlemle alakalıda usulsüz bir işlem olmadığı beyan edilerek, TSO yöneticilerinin kendileri hakkında dava açılması sonrasında ,kendisi hakkında açık  bulamaması sebebiyle TSO yöneticileri  tarafından bilinçli yapıldığını, hatta günün birinde evrakta sahtecilik  ile de yargılandığını ve savcının suç unsuruna dair bir veriye rastlamadığı için takipsizlik verdiğini de dile getirerek, devletin kanununa ve  parasına sahip çıktığım için iş akdim fesh edildiğini beyan etti. Erkan Gölgeli, ayrıca işten  atıldığım dönemde yaptığım açıklamalara, yalan beyan diyenlere de, 2  adet bilirkişi raporu ve savcılık iddianamesinin en güzel cevap niteliğinde olduğunu ifade ederek,yaşanan gelişmeleri Malatya kamuoyunun takdirlerine sunuyorum.  dedi.