Siyaset nedir diye sözlüklere baktığımızda; birkaç tarifi olmakla beraber, asıl özet olarak, Siyaset veya Politika; devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış sunmak diye kısaca tarif edilmektedir. Peki, günümüz Dünyasında ve Türkiye’de durum böylemidir acaba?\r\nİşte bu sorunun cevabını ararken, maalesef oldukça vahim bir durumla karşılaşıyoruz. Çünkü bu durumu kısaca özetleyecek olursak, asıl devleti yönetme sanatı olması gerekirken siyaset ve politika; maalesef bazı iktidarlar döneminde nerede ise bazı çevrelerin ve kişilerin çıkar ve menfaatlerini koruma konseptine dönüşmüş bir kurum durumdadır. Türkiye’nin gelmiş geçmiş, genel siyaset sürecine baktığınızda, bu durum inkâr edilemez bir gerçektir.\r\nPeki, bu durumu bu kadar olumsuzlaştıran etkenler nedir diye soracak olursanız; neler yok ki? Bir defa Türkiye’de siyasetin dizaynı vatandaşı, toplumu, milleti kurumak adına değil, devleti ve egemenleri kurumak adına dizayn edilmiştir. Belki diyeceksiniz elbette ki, bir ülkenin siyaseti, devleti kurumak adına dizayn edilir diyeceksiniz.\r\nEvet, doğrudur. Elbette ki bir devletin siyaset kurumu devleti kurumak adına dizayn edilir. Ama vatandaşın, toplumun ve milletin hakları da elbette ki kanun ve yasaların gereği eşit ve adaletli bir şekilde aynı şekilde bu süreçte korunur.\r\nBirey olmadan, toplum olmadan, Millet olmadan devlet olur mu? Elbette ki birey, toplum ve millet olmadan devlet olmaz. Peki, o zaman nasıl olurda devletin bazı kanun ve yasaları ne pahasına olursa olsun; milletin aleyhine işletilir? İsterseniz bir örnek verelim:\r\nMesela, TC Anayasası, madde 24- herkes, vicdani, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî ayin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.\r\nYukarıda okuduğunuz gibi; Anayasamızın 24 maddesinde, herkes vicdani dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir diyor. Peki, bu ülkede 88 yıldır Müslüman bir vatandaş; ben anayasanın bana verdiği bu haklar doğrultusundan, inancımın gereği başımı örtmek istiyorum deyince; nasıl oluyor da başka bir sürü suni gerekçeler üretilerek, yıllardır bu ülkenin insanlarının hakları böyle engelleniyor dersiniz?\r\nÇünkü bazı vatandaşlarımız; maalesef bazı siyasi partilerden edindiği çıkar ve menfaatleri gereği, desteklediği o siyasi partinin millete yaptığı bazı zulümleri görmemezlikten gelerek desteklemeye devam etmektedirler. Tabi durum böyle olunca da; söz konusu bazı siyasi partiler nasıl olsa millet bu şekilde de beni destekliyor, ben bu yasa ve bu kanunlarıistediğim gibi eğerek, bükerek uygular ve kendi kitlemin istediğini yerine getiririm diyerek yıllardır yanlış bazı icraatlarda bulunmaya devam ediyorlar.\r\nDiğer bir taraftan ise, başka bir siyasi parti başkanıyeğeninin veya bir yakınının devleti soymasına göz yumuyor ve görmemezlikten geliyor. Bunu gören ve devleti soymaya niyetli olan bazı kişiler ise; nasıl olsa bu siyasi parti her şeye göz yumuyor, ben çıkarımın gereği bu siyasi partiyi desteklerim diyerek, devletin soyulmasına çanak tutuyor. Ve bu durumdan faydalanıp, bu durumu yıllardır böyle kendi menfaatlerine dönüştüren egemen medyası, egemen sermeyesi ve egemen bazıdiğer zinde apoletli güçleri ise, bu fırsatı yıllardır menfaate dönüştürerek, milleti ezmeye, kandırmaya ve soymaya maalesef devam etmektedirler. \r\nPeki, bu manzara karşısında çözüm dedir diye soracak olursanız; tek çözüm; bu milletin istediği gibi, sil baştan inançlara, insan haklarına, özgürlüklere ve insan hak ve hürriyetlerine önem veren gelişmiş çağdaş dünya normlarına göre, yenilikçi ve değişmez maddelerin bulunmadığı evrensel yeni bir anayasanın hazırlanmasıdır.\r\nVe özelikle, siyasi partiler yasasında, her şeyin siyasi parti başkanlarının iki dudağı arasında olduğu bir siyasi partiler sistemi değil, milletin ekseri çoğunluğunun istediği ve azınlıkların da haklarının korunduğu gerçek özgürlükçü yeni bir siyasi partiler yasası ve sil baştan yeni bir Anayasanın düzenlenmesi ivedilikle gerekir.\r\nİşte Türkiye bunu yapmadıkça; 88 yıldır bu milleti ezen, sömüren, devleti soyan, terör üreten bazı çevreler maalesef saltanatlarını sürdürmeyi devam edeceklerdir. Onun için, eğer bazı siyasi partiler anayasanın değişmesinde menfaatleri gereği masadan kaçıyorlarsa; acilen sil baştan, yeni bir Anayasanın Referandumla milletin gündemine sunulmasıgerekir. Saygılarımla
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî ayin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.\r\nYukarıda okuduğunuz gibi; Anayasamızın 24 maddesinde, herkes vicdani dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir diyor. Peki, bu ülkede 88 yıldır Müslüman bir vatandaş; ben anayasanın bana verdiği bu haklar doğrultusundan, inancımın gereği başımı örtmek istiyorum deyince; nasıl oluyor da başka bir sürü suni gerekçeler üretilerek, yıllardır bu ülkenin insanlarının hakları böyle engelleniyor dersiniz?\r\nÇünkü bazı vatandaşlarımız; maalesef bazı siyasi partilerden edindiği çıkar ve menfaatleri gereği, desteklediği o siyasi partinin millete yaptığı bazı zulümleri görmemezlikten gelerek desteklemeye devam etmektedirler. Tabi durum böyle olunca da; söz konusu bazı siyasi partiler nasıl olsa millet bu şekilde de beni destekliyor, ben bu yasa ve bu kanunlarıistediğim gibi eğerek, bükerek uygular ve kendi kitlemin istediğini yerine getiririm diyerek yıllardır yanlış bazı icraatlarda bulunmaya devam ediyorlar.\r\nDiğer bir taraftan ise, başka bir siyasi parti başkanıyeğeninin veya bir yakınının devleti soymasına göz yumuyor ve görmemezlikten geliyor. Bunu gören ve devleti soymaya niyetli olan bazı kişiler ise; nasıl olsa bu siyasi parti her şeye göz yumuyor, ben çıkarımın gereği bu siyasi partiyi desteklerim diyerek, devletin soyulmasına çanak tutuyor. Ve bu durumdan faydalanıp, bu durumu yıllardır böyle kendi menfaatlerine dönüştüren egemen medyası, egemen sermeyesi ve egemen bazıdiğer zinde apoletli güçleri ise, bu fırsatı yıllardır menfaate dönüştürerek, milleti ezmeye, kandırmaya ve soymaya maalesef devam etmektedirler. \r\nPeki, bu manzara karşısında çözüm dedir diye soracak olursanız; tek çözüm; bu milletin istediği gibi, sil baştan inançlara, insan haklarına, özgürlüklere ve insan hak ve hürriyetlerine önem veren gelişmiş çağdaş dünya normlarına göre, yenilikçi ve değişmez maddelerin bulunmadığı evrensel yeni bir anayasanın hazırlanmasıdır.\r\nVe özelikle, siyasi partiler yasasında, her şeyin siyasi parti başkanlarının iki dudağı arasında olduğu bir siyasi partiler sistemi değil, milletin ekseri çoğunluğunun istediği ve azınlıkların da haklarının korunduğu gerçek özgürlükçü yeni bir siyasi partiler yasası ve sil baştan yeni bir Anayasanın düzenlenmesi ivedilikle gerekir.\r\nİşte Türkiye bunu yapmadıkça; 88 yıldır bu milleti ezen, sömüren, devleti soyan, terör üreten bazı çevreler maalesef saltanatlarını sürdürmeyi devam edeceklerdir. Onun için, eğer bazı siyasi partiler anayasanın değişmesinde menfaatleri gereği masadan kaçıyorlarsa; acilen sil baştan, yeni bir Anayasanın Referandumla milletin gündemine sunulmasıgerekir. Saygılarımla