Malatya
21 Temmuz, 2024, Pazar
  • DOLAR
    33.19
  • EURO
    36.02
  • ALTIN
    2550.9
  • BIST
    11156.2
  • BTC
    67375.908$

Oyuncular ve Figüranlar

17 Eylül 2014, Çarşamba 12:18
Neden evrensel boyutta değil de yerel düzlemde olaylara bakıyoruz?\r\nNeden evrensel insani değerler açısından değil de şarlatanların rahat yaşaması için gerçekleri görmemeye direniyoruz. Zihinlerimize, enerjimize, zaman israfımıza yazık oluyor.\r\nİnsan; eğitimi, yeteneği, becerisi üretkenliğine göre farklı konumda yaşamını sürdürür. Kendisinde bir takım özellikler olduğunu düşünen her insan yaşamında bir rol oynar. \r\nRoller de; ya başrol, ya oyuncu, ya da figüranlıktır. \r\nİnsanın beynine yapılan düşünce- inanç şırıngası insanı tercihe yönlendirir.\r\nGerçek hayattan rol modeli olarak zihinlere yansıyan; güç ve paranın değerleri ezerek yerine geçmesi, toplumun yaşam tarzını kemiren başka bir salgın hastalığa daha yol açıyor.\r\nBu tehlikeli salgın yolsuzluktur. Güç ve paraya ulaşmak için her yolu mübah kılan bu virüs, esir aldığı toplumu çökertir, yaşam tarzını hastalık üreten bataklığa çevirir. Çünkü tüm kaynaklar yolsuzluğa kurban gittiği için, ruhsal ve sosyal hastalıklar içinde kıvranan toplum yeni kurban olacaktır.\r\nÖnlenemeyen sosyal hastalıklar, zincirleme yolla ve çığ etkisiyle yaşam tarzımızı işte böyle kirletiyor.\r\nZihinsel işgale uğrayan toplumlar; beyinleri sığlaştığı için soygunun boyutunu kavrayamaz, neden ve nasıl gittiğini anlayamaz, önlem alamaz. Alık alık seyreder. Kaybettiğinin binde birini bile tekrar alabilmek için, kedinin kendi kuyruğuyla oynadığı gibi sürekli dolanır durur. Sürekli sahte şifreleri çözmekle oyalanır. Halbuki, asıl şifresi; kendi hayatının ve sağlığının kilitlendiği bu şifredir, bilemez ve çözemez!\r\nİşte bu zihinsel işgal ve esaret; içinde yaşadığımız akvaryumu kirleten, zihinleri kilitleyen ve toplumları acınacak hale getiren böylesine acımasız bir akıl oyunudur.\r\nZihinsel esarete uğrayan toplumlar, içine düştükleri hastalık üreten bataklığı idrak edecek ve kurutacak zihinsel yetenek ve derinliği de kaybederler. Onların yapabileceği tek şey; bu bataklığın sürekli ürettiği sivrisinek ordusuyla savaşmak ve kıt kaynaklarını ahmakça harcamaktan ibarettir. Ama bu sivrisinek bulutları hiç bitmeyecektir.\r\nToplumu beyinsiz hale getirecek her işlem; zihinsel köleliği sağlamanın en kısa yoludur. Bunun üzerine algı yönetimi de eklenirse, bir tek kurşun bile atmadan bilinçaltı kurgulama ile toplumlar kolayca yönetilir. Bilim ve akıl gücünü koruyamayan devletler, yöneten aklı kaybettiği için yönetilen duruma düşerler. Çağdaş kölelik işte böyle oluşuyor.\r\nBu akıl oyununda; sağlıktan ekonomiye her alanda devam eden küresel savaşın değişik şekillerini bilmeyen toplumların yaşama şansı yok.\r\nHerkes bir tuhaf durumda. Şaşkın şaşkın bakıyor. Anlamıyor, anlamış görünüyor veya anlamaya çalışıyor. Günümüz karmaşasında dikkatlerimiz çok farklı düzlemde seyrediyor.\r\nİnsanlar nelerle meşgul? Söz ve yazı şarlatanlarını görmemek, bunları tartışmamak ne kadar doğrudur?\r\nİster buna ırkçı ister dinci emperyalizm denilsin nihayetinde; insanlar kuşatılmış bulunuyor. Umutları daha küçük parçalara bölüyor, tamamen kendi kontrolüne alıyor. İnsan ölümleri, kültür tarihinin tahribi, psikolojik travmalar çok daha etkili ve tehlikeli durumda.\r\nBunları görmemek, bunların üzerinde durmamak gaflet değil midir? Bütün bu tehlikeler göz ardı edilerek salt geçmişte de böyleydi bahanesiyle zihinlerin, yaşamın işgaline göz yummak ne kadar sağlıklı bir bakıştır?\r\nGüç odakları; sermayeyi, silahı, medya’yı çok güçlü olarak kullanıyor. Ne yazık ki bunun içinde farkında olunarak ve olmayarak iblisin yolunda olanlara hizmet konumuna düşülüyor.\r\nGünün Sözü: Kin nefret ve öfke içinde olanlar, kendi oyunları içinde kalırlar.