İslam-i tesettürü kendisine uyduran hanımlar

İslam-i  tesettürü kendisine uyduran hanımlar
Günümüz Dünyasındaki halkı Müslüman olan ülkelerde: Müslüman kadınların İslami tesettüre ne kadar riayet ettikleri sorusu karşısında verilecek net bir cevabın bulunmaması elbette ki düşündürücüdür. Çünkü dünyada halklarıMüslüman olan söz konusu ülkelerde; gelenekler, örfler, adetler, kültürler adeta dinin yerini almış durumdadır. Zaten % 100 Kur an-i İslam’la yönetilen bir İslam ülkesi olmadığı için, net olarak Kur’an-i tesettür ölçülerini uygulayan bir ülkeden söz etmekte mümkün değildir. Diğer önemli bir konu ise halkları Müslüman olan ülkelerin çoğunun dini otoriteleri Kur’an’daki tesettür emrini kendi örf ve geleneklerine göre algıladıkları ve uyarladıkları için, farklıfarklı örtünme ve tesettür biçimleri ortaya çıkmıştır.\r\nİşte bu yukarıda söylemeye çalıştığımız gerçek; ne yazık ki halkı Müslüman olan ülkelerde var olan bir manzaradır. Peki, Türkiye’de bu konudaki manzara nasıldır diye baktığımızda; Dünyada halkı Müslüman olan ülkelerde sergilenen manzara aynen Türki’ yeden de sergilenmektedir. Yani bir yandan örfler, adetler, gelenekler, kültür biçimleri tesettürün yerini almış durumdadır. Çünkü yıllardır, laik, demokratik sistemi kendi menfaatleri doğrultusunda yorumlayan egemen elit bir kesimin estirdikleri baskı, zulüm ve vesayeti nedeni ile maalesef Kur ani tesettür biçimini cesaretle savunacak bir merci makam ülkemizde yoktur.\r\nOysaki sistemin Avrupa’dan, yani Fransa anayasasından esinlenerek aldığı laiklik aslında inançlara karışmamakta ve inançlar arasında bir hakem vazifesi görmektedir.\r\nYani Avrupalıların kendi bünyelerinde uyguladıkları laiklik anlayışına göre; isteyen mini etek veya şort giyer. İsteyen çarşaf burka veya pardösü giyer, isteyen başını açar, isteyen kapatır. Ve hiç kimse buna karışamaz. Avrupa’daki genel laiklik anlayışı budur.\r\nFakat Türkiye’de maalesef, kendilerine göre bir yaşam tarzını benimsemiş ve yaşayan bir avuç elit egemen zümre;yıllarca laikliği kendi yaşam biçimlerine göre yorumlayarak, herkesin onların istediği gibi yaşamasını, giyinmesini laiklik olarak yıllarca bu millete yutturdular ve dayattılar. Fakat artık gelişen dünyada, iletişimin, eğitimin küreselleştiği günümüz dünyasında, bunun böyle olmadığı ortaya çıkınca da; şimdi de o söz konusu elit egemen zümre panikledi ve saltanatlarını yine devam ettirmek için yeni çözümler aramaya başladılar. İşte Türkiye’de bunun çeşitli versiyonlarınıçeşitli vesilelerle her gün izlemekteyiz.\r\nEvet, buraya kadar anlatmaya çalıştığımız konu: tesettür konusunun genel boyutları ile dünyada ve toplumumuzda algılanması ve uygulanma hadisesi ve biçimidir.\r\nPeki, biz Türkiye’de halkı: %99 Müslüman olan bu ülkede, dayatılmak isten resmi ideoloji ve vesayetçi zümrenin dediğini bir kenara bırakacak olursak, var olan mevcut özgürlükler noktasında bireylerin tesettürü nasıl algıladıklarına baktığımızda, işte yıllardır nesillerin yanlış bir eğitim siteminin çarkında eğitilmesi neticesinde, asıl çarpıklık ve garabet durum bu noktadan ortaya çıkmaktadır. Çünkü gerçek İslami tesettürün nasıl olmasıgerektiği konusu gerçek İslami kaidelere göre bir merci tarafında anlatılmadığıiçin, her kes kendine göre bir tesettür yorumu yaparak, adeta her kes tesettürü kendi anlayışına göre uygulamaktadır.\r\nNerede ise Kuran daki gerçek tesettür emrini sanki hiç kimse dikkate alınmaksızın, her kes kendine göre bir yol tutturmuş gidiyor. İşte bu konuda: isterseniz Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerime bakalım bu konuda bize neler emir ediyor.\r\nNur suresi ayet 30:\r\n"Mümin erkeklere şöyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar ve ırzlarım korusunlar. Bu kendileri için çok temiz (bir harekettir). Şüphesiz ki Allah, (kullarının ne) yapacaklarından hakkıyla haberdardır."\r\nNur suresi ayet 31:\r\nMümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, baş, gerdan, kol, bacak ve kulakları gibi yerlerini) açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz, eller ve ayaklar) müstesnadır. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (göğüs ve boyunlarınıgöstermesinler). Ziynetlerini (ve süs yerlerini) ancak şu kimselere göstersinler (gösterebilirler.): Kocalarına, yahut babalarına, yahut kocalarının babalarına, yahut kendi oğullarına, yahut kocalarının (başka anadan olma) oğullarına, yahut kendi erkek kardeşlerine, yahut erkek kardeşlerinin oğullarına, yahut kız kardeşlerinin oğullarına, yahut Müslüman kadınlarına, yahut ellerindeki cariyelere, yahut (şehvetsiz ve kadına) ihtiyacı olmayan (sırf yemek peşinde koşan) uyuntu kimselere, yahut henüz kadınların gizli yerlerinin farkına varmamış olan (erkek kadın münasebetini bilmeyen) çocuklara. Gizledikleri ziynetleri bilinsin diye, ayaklarını da (yere veya birbirine) vurmasınlar (erkekleri kendilerine meyil ettirmesinler). Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin ki, dünya ve ahi ret saadetine kavuşasınız.Örtünme ile ilgili emirler Ahzab Suresi ile Nur Suresi’ndedir. Her iki surenin de Medine-i Münevvere’de indiği hususunda tam bir görüş birliği vardır.3İslâm’ın bir çok emir ve yasağı gibi örtünme emri ile buna ilişkin yasaklar da Medine-i Münevvere’de gelmiştir.Kadınlar Medine-i Münevvere’de de günahkâr erkekler tarafın­dan rahatsız ediliyorlardı. Durum Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem’e şikayet edilince Ahzab Suresi’nin 59. ayeti nazil oldu.4\r\nAhzab Suresi 59
\r\n“Ey Peygamber; eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine sıkıca örtünsünler. Böylesi onların (iffetli olarak) tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha elverişlidir.”(Ahzab Suresi 59)
\r\nEvet, ( Cilbab,) kadınların evlerinden çıkar­ken üstlerine aldıkları, başörtüsünden büyük bir örtü ya da büyük bir başörtüsüdür. Her ülkede Müslüman kadınların değişik renklerde kullandığıçarşaf bunun bir karşılığıdır önemli ölçüde.Evet, Allah’ın biz Müslümanlara emir ettiği bu tesettür konusundaki ayetlerini yukarıda okuduk. Peki, bu durum karşısında: Türkiye’de az veya çok tesettüre uyduğunu zan eden bazı kadınlarımız ve hanımlarımız acaba bu ayetlere ne kadar uyuyorlar dersiniz?\r\nİşte bu manzarayı izah etmek için, ancak sayfalar dolusu yazı yazmamız gerekir. Çünkü öylesine garabet bir renk cümbüşüne rastlıyoruz k, bunu izah etmek mümkün değildir. Tesettür adı altında herkes kendine göre bir tarz uydurmuş, buna tesettür demek için bin şahit lazım misali bir durun söz konusudur Müslüman bazı kesimler arasında.\r\n(1)Yolda ve ya toplumda görüyor ve izliyorsunuz; bazı kadınlar, başlarını başörtüyle kapatmış fakat Peygamber Efendimiz ( s.a.v.) bir hadisi şerifte “başlarınızı deve hörgücü gibi yapmayın”demesine rağmen, başını kapatan çoğu kadınların buna riayet etmediğini ve kendilerine göre bir biçim uyguladıklarını görüyoruz.
\r\n( 2)Ve yine bazı kadınlar başlarını kapatmış, fakat altına kot pantolon veya daracık streçler giymiş ve erkekleri tahrik edecek bütün vücut hatlarıolduğu gibi meydandadır. Veya manto ve pardösü giymiş, fakat giydiği manto veya pardösü vücuduna yapışmış ve daracık ve bütün vücut hatlarını belli etmektedir.
\r\n(3)Ve yine kendisine göre tesettüre girdiğini zan eden bazı yaşlı başlıkadınları görüyorsunuz; tamamen tesettüre olmasa da, iyi kötü biraz kapanmış. Fakat yanındaki 17 veya 18 yaşında ki kızı veya torununa bakıyorsunuz; askılı tişört giymiş, daracık kot pantolon veya kısa mini etek giymiş arz ednan ediyor. İşte bu şekilde olan bir kadına deseniz ki: be kardeşim, senin yaşın başın geçmiş, en az yetmiş yaşındasın. Zaten kimse sana bakmaz ki. Peki, sen yanındaki bu 18 yaşındaki kızını veya torununu neden kapatmıyorsun? Bak erkeklerin bütün dikkatleri bu torunun, kızın veya gelinin üzerine çekiyorlar, neden bunlara gerçekleri söylemiyorsun ve anlatmıyorsun diyemiyorsunuz maalesef. Hani dedik ya; eğer bir toplumda veya evlerimizde Kur’an ve gerçek İslam ahlakı telkin edilmiyorsa ve yaşanmıyorsa ve her kes İslam’ı kendine uydurmuş benim dediğimİslam’dır deyip gidiyorsa, İşte günümüzün garip garip tesettür manzaralarının ortaya çıkmasına bu yanlış ve çarpık anlayışlar neden oluyor maalesef.Allah bu toplumun sonunu hayır eylesin.\r\n( 4)Eğer Müslüman hanımlarımız, İslami tesettürü gerçek anlamda uygulamak istiyorlarsa; Kur’an da söylendiği gibi uygulamak zorundadırlar. Bu vücut hatlarını belli etmeyecek bir pardösü mü olur veya çarşaf mı olur onların bileceğidir. Hiç kimse kendisini kandırmasın, bunun hesabı yarın kıyamet gününde mutlaka tüm Müslüman hanımlara sorulacaktır. Hele hele o tesettüre girdiğini zan dip başlarını deve hörgücü gibi yapanlar, daracık etekler giyenler, daracık bulüzler giyenler, yüzlerine renkli renkli makyajlar yapanlar, yüksek topuklu ayakkabılar giyerek arzı endam edenler, bununu kendilerine göre İslami tesettür olduğunu söyleyenler ve bunlar haşa adeta Kur’na-ı Kerime karşı bir cephe aldıklarının farkında değiller.Bilmeyerek veya cehaletinden dolayı bunu yapanlara bir şey diyemeyiz; fakat Kur’an ın tesettür emrini bildiği halde, bu tutumunda ısrar edenlere gelince, işte bu kesimin hesabı çok çetin olacaktır. Onun için hiç kimse kendisini kandırmasın ve bana göre tesettür budur, İslam budur inadına girmesin. Çünkü Yüce dinimiz Kur’an-ı Kerimde gerçek tesettürü en açık bir şekilde bizlere anlatmış ve izah etmiştir. Aksi halde gerçek İslami tesettüre uymayıp İslam’ı kendisine uydurmaya çalışan hanımlar bunun hesabını kıyamet gününde çok zor vereceklerdir.\r\nSaygılarımla.