Malatya
21 Temmuz, 2024, Pazar
  • DOLAR
    33.19
  • EURO
    36.02
  • ALTIN
    2550.9
  • BIST
    11156.2
  • BTC
    67127.570$

Akıl, Korku ve İtaat

05 Haziran 2013, Çarşamba 21:49
Batı ve doğu toplumlarında korku ve itaat kültürü farklı seyirler izlemiştir.\r\nBatı toplumları, aydınlanma döneminde; reform ve rönesansla, akıl odaklı insan gerçeğine yönelince, mistik dünyanın korku ve itaat kültürünü tersyüz ettiler. \r\nMaddenin sırlarını keşfe yönelen batı insanı; dünyanın hemen her bölgesine ulaşırken, dünyanın dışına yöneldi. \r\nBilim sanat algısı; akılcı yöntemlerle yeryüzünde yaşam yanında gökyüzünde uçma algısının da eleştirdi. İnsanlar artık uçaklarla karasal yürüyüş gidiş uyulmasına sürat, kolaylık getirdi. Kıtalar yakınlaştı.\r\nBilim ve teknolojik devrimle, dünya dışına yöneldi. Uzayın derinliklerinde evreni anlamaya çözmeye, varlıklara, insanoğlunun öncesini araştırmaya yöneldi. Yeraltında atalarının kalıntı eserleri ile geçmişi çözmeye çalışırken, korku ve itaat kültürünü bir tarafa bırakmak zorunda hissetti.\r\nDoğu toplumları ise; geleneksel korku ve itaat kültürünü din odaklı sürdürmeye devam etti.\r\nGelinen noktada batı teknoloji, bilim, sanatta öndedir. Doğu toplumları ise; izleyici uygulayıcı konumdadır.\r\nBatı toplumları; korku ve itaati, siyasette ekonomide tersyüz eden kuramlar oluşturdu. Kitlelerde bu bilinci oluşturmak içinde filmlerle kitle eğitimine yöneldi, korku itaat filmleri yaptı.\r\nKorku filmi; izleyicilerde insanın korku, dehşet, terör veya tiksinti doğası uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.\r\nKorku filmlerinin konusunu; çağıdır gündelik hayata sızan ve kafasına göre bazen doğaüstü şekillerde ortaya çıkan milletin şeytani güçler, olaylar ya da karakterler oluşturur.\r\nKorku filmi karakterleri; vampirler, zombiler, canavarlar, hayaletler, seri katiller ya da korku filmleri uyandıran başka bir dizi karakteri içerir. İlk korku filmleri sıklıkla klasik edebiyattaki Drakula, Frankenstein, Mumya, Kurtadam, Operadaki Hayalet ve Dr. Jekyll ve Mr. Hyde gibi karakter gençlik ve öykülerden esinlenmiştir. II. Dünya Savaşı sonrası korku filmleri ise, bundan farklı olarak, yaşamda güvensizlik yaratan şeylerden esinlenmiş giremez ve üç farklı korkunç filmi alt türünün doğmasına yol açmıştır: kafasına göre kişilik korkusu, kıyamet korkusu ve şeytani güçler korkusu filmleri. Son alt tür, erken değişmez dönem korku değil filmlerinin dünyaya dehşet salan doğaüstü güçler üzerine kalıba daha çok vurgu yapan baş kaldırma modern biçimleri olarak ele alınabilir.\r\nDoğu toplumlarına gelince; bilinen alışılagelen anlayış devam etmektedir.\r\nKorku, biat ve itaat varsa orada özgürlük, hak, hukuk, adalet, hoşgörü paylaşım yoktur.\r\nGüç, yetki, makam statü, para kimde ise; onun etkisi ve susturması sindirmesi vardır.\r\nNedir bunlar;\r\nAnne çocuğu baba ile korkutur. Baba çocuğu itaat ile kendine bağlar.\r\nKardeş kardeşi baba ve anneye söylemekle korkutur\r\nAmir memuru ceza ile korkutur itaat ettirir.\r\nYetkili sürgünle korkutur, itaat ettirir.\r\nMemur memuru ispiyonlamakla, rüşveti açıklamakla korkutur.\r\nPolitikacı milli irade ile itaat ettirir.\r\nHoca öğrenciyi not ile korkutur.\r\nKoca eşini boşanmayla korkutur. Kadın kocasını cinsel heyecanla itaat ettirir.\r\nDoktor hastayı ölümle korkutur.\r\nTerörist saldırmakla korkutur.\r\nDinler tanrı ile korkutur. Din adamları cehennemle korkutur. Ulema cennetle itaat ettirir.\r\nDevlet tutuklamayla korkutur.\r\nKorku; insanı itaat etmeye zorlar. Canlılar korkularından dolayı saldırgan olurlar. İnsan ise korkularını yenme adına kendini bir yerlere ait hissetme duygusu oluşur.\r\nİnsanları korkutanların motivasyonu nedir? Her şeyi hep otoriteye itaat etmek için yaptıklarını ileri sürerler.\r\nİtaatkârların içindeki otoriterlik ve hükmetme arzusu da durmaksızın güçlenecektir.\r\nKorku ve itaat iklimi olan yerde yaratıcı zekâlar, uygun ortam bulmaz, üretemez.\r\nİnsan kime neden niçin itaat eder? Her şeye karar veren, her şey de itaat ister. \r\n \r\nPeki, sevgi nerede?\r\nDoğu toplumları sevgi derler ama sevgisiz bir yaşam biçimini, şiddete dayalı yaşam biçimini tercih etmişlerdir. Ancak bunun sorgulamasını da yapmazlar, yapamazlar. Aklı bilimi esas almamanın bedelini ise yaşamlarını acı ile ızdırapla seçkin din yönetim sınıfına köle gibi hizmet etmekle bulurlar. Efendileri böyle bir düşünce yaşam ve sistem sunmuştur onlara.\r\nTürkiye’nin, İslam dünyasının yöneticileri, siyasetçileri, bürokratları,  din adamları, zenginleri ve köle gibi onlara çalışan halk yığınlarını gördükçe bu acı gerçekler ortada değil mi?\r\n \r\nGünün Sözü: Aklını kullanamayan korkudan, aklını kullanan sevgiden itaat eder.