Malatya
27 Mayıs, 2024, Pazartesi
  • DOLAR
    32.18
  • EURO
    34.94
  • ALTIN
    2421.8
  • BIST
    10712.86
  • BTC
    68375.41$

Meşaleci Hacı Uğur Polat Ders Vermeye Başladı!


Meşaleci Hacı Uğur Polat Ders Vermeye Başladı!
Hani bir söz vardır ya "Bir yaşıma daha girdim" aşağıdaki okuyacağınız haberin ardından böyle bir söz kullanmanız içten bile değil! Gariplikler şehri Malatya'dan ilginç bir haber daha....

Bir Adıyamanlı olarak Malatya’da gelmedik koltuk bırakmayan ve son olarak da üniversitede ders vermeye başlayan Hacı Uğur Polat portresi çizeceğiz. 

Meşaleci olarak bilinen Hacı Uğur Polat, Malatya Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Ahmet Çakır’ın ortağı ve para kasası olarak iddia ediliyordu. Zamanla ortağı Çakır tarafından belediye’nin iştirak şirketlerinden olan Malatya’nın en köklü market zinciri Esenlik Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Bu dönemlerde bir diğer Meşaleci AK Parti Eski Milletvekili Hakan Kahtalı henüz toptancılık yaparken, Esenlik raflarına öyle bir mal alınıp dolduruldu ki, zamanla Kahtalı parasını alamayarak Esenlik’in market ve araçlarının sahibi olacak duruma geldi. Konu detaylı ve uzun kopmamak adına biz yine Hacı Abi’den devam edelim. 

Hacı Uğur Polat tıpkı ortağı Çakır gibi MÜSİAD ve Meşale basamaklarından AK Parti’ye entegre olan isimlerden. Genel Müdürlük görevi hoşuna gitmemiş olacak ki ilk gelen seçimlerde Yeşilyurt Belediyesine aday adayı oluyor. Ne tesadüfse Reklam tabelası Helvacı Ahmet Çakır’ı siyasete koyan ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı yapıp trilyonlarca zarara uğramasını sağlayan eski Milletvekili Öznur Çalık’ın eczanesinin çatısına konuluyor. Bu denklemde yol açan Öznur Çalık’tan başkası değil. 

Yine o kadar aday adayı içerisinden Hacı Uğur Polat Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı gösterilip, başkan ettiriliyor. Bizi ölümle tehdit eden Meşaleci Fahri Memur’a belediye’de iş verip yanına alıyor. Yine Meşalecilerin yayın organı Vuslat TV, Gazete, Radyo için ne kadar para ödedikleri hala sır gibi saklanıyor. 

Ortağı Ahmet Çakır Milletvekilliğine soyununca Hacı Uğur Polat kısa bir süreliğine Malatya Büyükşehir  Belediye Başkanı oluyor. Bu süreçte eski Başkan Selahattin Gürkan’ın dediğine göre %55 gibi tefeci faizinden daha fazla korkunç bir faiz tutarıyla kredi çekilmiş ve belediye Gürkan’ın kucağına 2 Trilyon’u aşkın bir borçla bırakılmıştı. Konu medyada yer almasına rağmen Hacı Uğur Polat’tan çıt ses çıkmadı. Kuyumculuk, Eğitim Sektörü, İnşaat ve bir çok alanda ticari yaşamını sürdürdü. 

6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE CEMAL AKIN O’NU İŞARET ETMİŞTİ!

6 Şubat depremlerinde Bostanbaşı bölgesindeki büyük yıkımın sorumlusu aranıyordu ki gözler eski belediye başkanı Cemal Akın’a çevrildi. Cemal Akın ise kendi dönemlerinde bu bölgeye ait bir imar vermediklerini belirterek Hacı Uğur Polat dönemini işaret etmişti. Bu suçlamaya da Polat’dan yanıt çıkmadı. 
Bir arada gözden kayboldu. Herkes bu adam nereye gitti? Diye merak ederken, Polat’ın özel üniversitelerden birinden doktora aldığı ve isminin başına Dr. Ünvanı eklettiği ortaya çıktı. 

TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ’NDE DERS VERİYOR!

Malatya Turgut Özal Üniversitesi öğrencilerinden biri geçtiğimiz günlerde Hacı Uğur Polat’ın derslerine girdiğini söyledi. İlk duyunca acaba isim benzerliği mi diye düşünmedik demesek yalan olur. Fakat incelediğimizde gözlerimize inanamadık. Hacı Uğur Polat’ın Malatya’da kurumlarda doğru düzgün yaptığı bir işi yok! Keyfi muamele kısa sürelerle görev alıp, sıkılan, ayrılan biridir. 40 tane müslüman’a Hacı Uğur Polat Malatya’ya ne yaptı? Diye sorsanız inanın tek yanıt alamazsınız. Bu profilde ki bir insanın nasıl derslere girip ders verdiğini düşünebilirsiniz ki?

Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü ders programında Salı Günleri 11:15 – 12:00 arasında ders verdiği ortaya çıktı. 

Geçtiğimiz aylarda eski vekil Öznur Çalık için uyarladığımız hikayeyi bu defa Hacı Uğur Polat için uyarlıyoruz. 

1593-1634 yıllarında Sultanahmet’te yaşayan Bekri Mustafa’nın adını, herhalde duymuş olmalısınız…

18 yaşındayken annesinin de vefatıyla yalnız kalan Bekri Mustafa bazı arkadaşlarının da ısrarı ile bu dönemde içkiye başlar. Kumkapı’da Agop’un Meyhanesinin başlıca Müdavimleri arasına karışır. Çok geçmeden Medreseyi de dükkânını da bir tarafa bırakan Mustafa Ağa bütün ömrünü gece gündüz bu meyhanede içki içmekle geçirmeye başladığından Bekri namıyla anılmaya başlanır. Uzun boylu, iri yapılı, geniş omuzlu, pos bıyıklı ve güçlü kuvvetli bir adam olan Bekri Mustafa, son derecede zeki, nüktedan ve hoşsohbettir. Hazır cevaplılığı ve hak bilirliği ile herkesin takdir ve sevgisini de toplamıştı. Bekri Mustafa’nın bu özelliklerini duyan Dördüncü Murat, daha Şehzadeliği sırasında kendisini nedimeleri arasına almış, tahta çıkışından sonra da Saraya dahil olmuştu. Dördüncü Murat, içki yasağını koyduğu yıllarda dahi Bekri’nin ayyaşlığını hoş görmüş, kendisinden iltifatlarını esirgememişti. Bekri Mustafa’nın bu içki yasağı devirlerine ait pek çok fıkrası vardır.

Hikâye şöyle:

Bekri Mustafa, yoksul bir mahallede “Küçük Ayasofya Camii”nin önünden geçmektedir. O sırada musallada bir tabut vardır, fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Cemaatin beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa’yı “hoca” zannederek namazı kıldırmasını söylerler. “Yok, ben hoca değilim” dese de, dinlemezler ve zorla öne geçirirler. Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar. Cemaat, ölüye ne söylediğini merak eder. Bekri Mustafa gülerek cevaplar: “Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahrete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar…” der.

Hikâye böyle.

Aslında her zaman Bekri Mustafalar olagelmiştir. İşin ehline verilmediği, yetenek ve kabiliyeti, liyakat ve ehliyeti olmayan, yapacağı işin vizyon ve ufkundan uzak kişilerin iş başı yaptığı hep görülmüştür. İnsanlığın sultanı Peygamber Efendimiz (SAV), “İş ehline verilmediği zaman kıyameti bekleyin” der. Yani büyük kıyamet olmasa da o işin kıyameti yakındır. Değil mi ki, işin ehline verilmemesi akla ziyandır. İşin aslını bilenlerin bulunduğu bir ortamda ehil olmayanlara işlerin verilmesi normalde düşünülemez. Ama ortalığı kesif bir cehalet kaplamış, gerçekler ters yüz edilmiş, fitne fesat ortalığı kaplamışsa, işler kapanın yani ehil olmayan kimselerin elinde kalır. Bu da toplumlar için bir çeşit kıyamet demektir. Burada “iş” ten maksat insanlık için gerekli her türlü görev ve faaliyeti içine alır. Ancak en önemlisi yönetimde görev almaktır. Günümüzde liyakat ve ehliyetin önemi çok dile getirilmiş olsa da uygulamada maalesef yanlışlar yapılmaya devam ediliyor. Yakını olanlar, dayısı olanlar, grubu olanlar, parası olanlar bir yolunu bulup layık olmadıkları, geldikleri görevin gerektirdiği yetenek ve kabiliyete, eğitim ve vizyona sahip olmadıkları halde bir yere gelebiliyorlar. Bu durum; hoşnutsuzluk, uyumsuzluk, kargaşa, maddi kayıplar ve hizmetlerin aksamasına neden oluyor. Meşhur deyimle “tüyü bitmemiş yetim hakkı”nın ihlali de cabası…

Hacı Uğur Polat Üniversitede ders vermeye başladı derseniz onlar halimizi anlar...

Murat KARAKOÇ

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 2
    SEVDİM
  • 2
    ALKIŞ
  • 2
    KOMİK
  • 2
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 3
    KIZGIN

Yorumlar

  • yorum avatar
    Ali
    05-04-2024 08:52

    Nereden nereye..... Bunun dedesi Tutlu Bekir.. eskiler ancak bilir... Meşhur h...z....bu en mahsumlarından.... Eskiler derdi çul kesenin celigi çul kesen olur.

  • yorum avatar
    Bu Nasıl Düzen
    05-04-2024 02:51

    2 yeğeni üniversitesitede öğretim görevlisi, biri özel kalemi olduğu yetmemiş gibi bu meseferde üniversiteyi eski belediye başkanı meşaleci olarak bilinen Hacı Uğur Polat ile dolduruyor. Yeminle tas kayıp birilerinin artık Recep Bent'liye dur demesi gerekiyor.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!