Malatya Sultansuyu Faciasını Özel Röportajla Aydınlatıyoruz!

Malatya’da geçtiğimiz günlerde Akçadağ İlçe Sınırlarında yer alan ve TİGEM’e bağlı olan Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde atların kaçması sonucu ortaya çıkan facia’nın ardındaki sis perdeleri aralanıyor.
Sultansuyu Tarım İşletmesinde yıllarca çalışan ve emekli olan uzman isim ile yaptığımız röportajda, akıllardaki soru işaretlerini kaldırmaya çalıştık.
SİZİN DÖNEMİNİZDEKİ OLAY NASIL OLDU?
2019’da yaşanan olayda atlarımız çayırdaydı. Çayır’ın üçgen olması yani olması gereken gibi dörtgen olmaması zaten sıkıntıydı. Atlar Malatya – Kayseri yolunun kenarındaydı. Yaz mevsimi olmasından dolayı yine akşam karanlığı çökmüştü ki, atların neden ürktüğünü bilmiyoruz. Atların yola çıkmasıyla aracıma atlayıp peşlerine düştük. 80 km hızla zorla atların önüne geçebildim. Uzunyol otobüslerinin önüne atlayıp facia’nın büyümemesi adına gerek şahsım, gerek personelimiz ve gerekse bölge halkımız yoğun bir çaba gösterdi. Kimisinin ayağında terlik, kimisi yalın ayak, apar topar müdahale ettik. Ama maalesef yine 4 tayımızı kaybettik. Günlerce uyuyamadık. Yaralı atlara günlerce tedavi yaptık.
ATLAR NEDEN ÜRKER (PARLAR)?
Atlar ürkek hayvanlardır. Parlamalarına sebep olarak, kuşların kanat vurması, büyük yılanların ve domuzların foşulaması ve köpeklerin içeri girip atların peşine vermesiyle oluşuyor. Bir at parlarsa yani ürkerse gözlerine hiçbir şey gelmez. O gün de alanın etrafında bulunan demirleri eğmişlerdi. Kapıda kırılmıştı.
OLAYDAN SONRA HANGİ ÖNLEMLER ALINDI?
Müfettiş bey atların çıktığı yerin üçgen olduğu kısmı iptal edip böldü. Bütün çayırlarımız öyle yapıldı. 6 Şubat depremlerinden sonra Sultansuyu Tarım İşletmesi binalarda büyük darbe aldı. Yeni tavlalar (ahır) yapıldı. Yine atların ve atçılığın daha iyi yapılması için localı sisteme geçildi. Localı sistemi görmediğim için bir yorum yapamıyorum. Aygır tavlası yapıldığında görmüştüm. Çok güzel bir sistem yapılmıştı. Bizim ölümsüz şampiyon atımız Özgünhan’ın da ismi verildi. Kim o ismi layık gördüyse Allah razı olsun. Çünkü o atın ismi her yere yazılmalıdır.
BU OLAY İHMAL Mİ?
Şehir dışından arayan emekli olan müdürlerim ve sektörden tanıdığım arkadaşlarım aradı. Medyadan duyduğum kadarıyla konuya hakimim. Kış şartları olduğu için bu atların karanlık çökmesiyle kuru padoktan içeri localarına alınmaları gerekiyordu. Benim duyduğum dışarda kuru padokta bulunuyorlarmış. Kaldı ki o alandaki bariyerleri aşmaları imkansızdır. Benim tahminim mutlaka ya kapı açıktır. Yada kapıyı atlar yüklenerek açmıştır. Çünkü başka alandan kaçmaları zor bir ihtimal.
Beni olayın yaşandığı saatlerde İtfaiye Müdürlüğünden aradılar. Görevli bir arkadaş bana “Ağabeyim sizin işletmede atlar kaçmış ihbar geldi. Fakat biz kimseye ulaşamadık. Sizin emekli olduğunuzu biliyorum. Kime nasıl ulaşacağımızı sormak istedim” dedi. Ben de o an yıkıldım ve tanıdığım birkaç arkadaşımın numarasını verdim.
At kaçınca direk ışığa gider. Yada yüksek yerlere çıkar. Asla karanlıkta yada ovada kalmaz. Atlar akıllı hayvanlardır. En tepe yer nereyse oraya çıkıp kendilerini güvene alırlar. Otoyola çıkmalarının sebebi ise dediğim gibi araç ışıklarından dolayıdır.
MALİ KAYIP NE KADAR?
Bu kaybettiğimiz tayların mali değeri yaklaşık olarak 2-2.5 Milyon TL. Çünkü bu atlarımız kıymetlidir. Ablaları, abileri şampiyon olan grup koşan atlardır. İhalelerde rekabet oluşursa 3-4 Milyon TL gibi tutarlara da satılmaları mümkün. Bu son olayda 20 Milyon TL üzerinde bir kayıp söz konusudur. Araçların mali zararlarının da 15-20 Milyon TL olmasını tahmin ediyorum.
HARA’NIN LOKASYONU NE KADAR ELVERİŞLİ?
Tavla asfalttan 2-3 km uzakta yer alıyor. Otoban olduğu için bazı noktaları yükselttiler. Hatta zamanın müdürlerinden Kara yollarına talepte bulunulup alt geçit yapıldı. Yani bizim arazilerle bağlantı alt geçitten de yapılıyor. Bu olayda atlar yağmurlu yoluna çıkmış. Havaalanı yoluna çıkmışlar. Tavşantepeye kadar geldiklerini duydum. Kimisi Aydınlar köyü civarından bahsediyor.
KAMERA VAR MI YOK MU?
Bizim dönemde eski tip kameralar vardı. Deprem sonrasında yapıldı mı yapılmadı mı bilmiyorum. Ama duyduğuma göre kamera yetersiz yada yok diyorlar. Kayıtların olmadığı söyleniyor. Böyle bir devasa işletmede kamera yoksa zaten büyük sorundur. Kamera varsa şayet kayıt yoksa bu daha büyük bir sorundur. Müdür Bey bir takım usulsüzlüklerin kayıt altına alınmamasını istemişse yapacak bir şey yok. Ama yine diyorum kayıt yoksa tam bir skandaldır.
OTOYOL KENARLARINA DEMİR BARİYER ŞART OLDU!
Bu yaşanan ikinci vakadır. Keşke olay yaşanmadan önce düşünülseydi ama biz millet olarak hep bir iş başımıza gelince aklımız yerine geliyor. Bu saatten sonra haranın yakınından geçen otoyolların kenarlarına demir bariyerlerin yapılması artık şart oldu.
FATURA KİME KESİLECEK?
Günah keçisi her zaman olduğu gibi personel olacaktır. Bir kere bu olaydan sonra ilk olacakları size söyleyeyim. Herkes tenkit yazısı alır. Belki sicilleri bozulur. Üst düzey görevden alınmaların olması bile söz konusudur. Bizim dönemde olan olayda 4-5 ay sonra Müdür Ahmet Karakeçeli ve Hayvancılıktan sorumlu müdür muavini M. Erman Kırkpınar görevden alınmıştı. TİGEM oldu bitti işçisine değer vermez. Yine bu olayda da personel zarar görecektir.
BU AT KAÇIŞ VAKALARI SADECE MALATYA’DA MI OLUYOR?
Ben yıllarca bu sektörde hizmet veren biri olarak meslek hayatım boyunca sadece bir kez Bursa Karacabey’de duydum. Tel örgüyle çevrili olduğu için tesislerin ölümlü kaza olmadı. Bir olayı Malatya’da ben yaşadım. Diğeri de maalesef bu yeni yaşadığımız acı olay oldu. Türkiye’de arap atı yetiştiriciliği Malatya Sultansuyu Harasında, Bursa Karacabey’de ve Eskişehir Anadolu Tarım İşletmesinde yapılıyor.
SULTANSUYU TARIM İŞLETMESİ BAŞKA YERDE OLABİLİR MİYDİ?
28 Bin dönüm arazide kurulan Sultansuyu Tarım İşletmesi 2 Bölüm Atçılık, Bitki Üretim 3 Bölümden oluşuyor. En büyük arazi havaalanının altında bulunuyor. Ankara asfaltı işletmeyi ikiye bölmektedir. Özbek çayırı var. Çok harika bir çayırı vardır. Vitamini ve minerali bulunan bu çayırda, Atlar gün be gün tüyünü değiştirip gelişim göstermektedir. Çayın ağzı olduğu için orası yazın çok serin oluyor. Alanın Etrafını tel örgülerle çevirebilirsek lokasyon konumuna bir şey diyemeyiz.
SULTANSUYU EN PARLAK DÖNEMİNİ DURMAZ DÖNEMİNDE YAŞADI!
Sultansuyu Tarım İşletmesi bana göre hiçbir olay yada vaka olmadan, işi bilen profesyonel ekibin olduğu en güzel ve en parlak dönemini Müdür Murat Durmaz döneminde yaşadı. Şuan kendisi Ankara’da teftiş kurulunda müfettiş olarak görev yapıyor.
En kötü dönemi şimdi ki müdür Hüseyin Öcal dönemidir. Bu Akçadağ ilçemizin kötü bir yanı var. Hep istiyorlar kendi adamı olsun. Makro milliyetçilik yapıyorlar. Ben bunu doğru bulmuyorum. İşi bilen olsun isterse yedi düvelden gelsin. Ama siz kalkıp yok emmioğlu, yok başkanın köylüsü, yok bilmem kimin adamı derseniz, işletmenin içini boşaltıp, iş yapmak yerine sorun yumağı üretirsiniz. Şuan geldiğimiz durum bundan ibarettir.
HÜSEYİN ÖCAL’IN DOSYASI KABARIKTIR!
Müdür Hüseyin Öcal’a şunu sormak istiyorum. Eren Karabulut gibi profesyonel birini neden gönderdi? Bununla yetinmeyip birkaç ay sonra Yasin Solak’la neden uğraştı ve imza yetkisini aldı. Atçılık Şube şefliğine bakan İsmail Çağrı Yılmaz neden istifa etti. 4 Aydır işletmede türlü türlü hadiseler duyuyoruz. Ne zaman Genel Müdür Hasan Gezginç’in bu skandal işlere nokta koyacağını gerçekten merakla bekliyoruz.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.



Yorumlar
Hasan
31-12-2025 14:22Kamera var ama kapalıymış. Nasıl bir iş ya yazıklar olsun. Böyle liyakatsiz adamları müdür yaparlarsa olacağı bu