© Malatya Haber

Malatya’nın 183 Yıllık Hafızası Bir Kez Daha Ayağa Kalkıyor

Yangınlar gördü, depremlerle yıkıldı, defalarca onarıldı ancak Malatya’nın merkezindeki yerini hiç kaybetmedi.

MALATYA (MHA) - Tarihi 1843 yılına uzanan ve kentte “Teze Cami” olarak da bilinen Yeni Cami, 6 Şubat depremlerindeki büyük yıkımın ardından bu kez güçlendirilen zemini ve günümüz mühendislik kriterleri dikkate alınarak yeniden ayağa kaldırılıyor.

Malatya kent merkezinin en önemli simge yapılarından Yeni Cami’de 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan yeniden inşa çalışmaları sürüyor. Yaklaşık iki asırlık geçmişinde yangınlara ve büyük depremlere tanıklık eden tarihi yapı, Malatya’nın değişen kent dokusu içerisinde yeniden yükseliyor.

Hacı Yusuf Taş Camisi, Yeni Cami ve halk arasındaki yaygın adıyla “Teze Cami” olarak bilinen yapının geçmişi 1843 yılına dayanıyor.

Malatyalıların Eski Malatya’dan dönemin Aspuzu bölgesine yerleşmesinin ardından yeni kent merkezinde ortaya çıkan büyük cami ihtiyacı üzerine ilk yapı, Hocazade Hacı Yusuf tarafından yaptırıldı. Malatya Valiliğinin kayıtlarına göre 1843 yılında yapılan cami, ilerleyen yıllarda kentin yaşadığı büyük afetlerden doğrudan etkilendi. 

Büyük Zelzele Yeni Cami’nin Kaderini Değiştirdi

Yeni Cami’nin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri 2 Mart 1893’te yaşandı.

Malatyalıların hafızasına “Büyük Zelzele” olarak geçen deprem, kentte yüzlerce kişinin yaşamını yitirmesine ve çok sayıda yapının yıkılmasına neden olurken Hacı Yusuf Camisi de büyük ölçüde ortadan kalktı. İlk camiden geriye şerefesine kadar ayakta kalabilen minare ulaştı. Dönemin yangınları da yapının tarihinde önemli bir tahribata yol açtı. 

Yıkımın ardından Malatyalılar aynı noktada yeni bir caminin yapılması için harekete geçti. II. Abdülhamid döneminde desteklenen yeniden inşa süreci uzun yıllara yayıldı.

Bugün Malatyalıların hafızasındaki Yeni Cami’nin temel mimari kimliğini oluşturan yapı 20’nci yüzyılın başında yükseldi. Resmî kayıtlarda caminin 1912 yılında hizmete açıldığı belirtilirken Vakıflar Genel Müdürlüğünün deprem sonrası envanterinde tarih 1913 olarak yer alıyor. 

Kentin Buluşma Noktası Oldu

Kesme taşlarla inşa edilen Yeni Cami, zaman içerisinde yalnızca ibadet edilen bir yapı olmaktan çıkarak Malatya kent merkezinin en önemli referans noktalarından birine dönüştü.

Dört büyük fil ayağı üzerine oturan merkezi kubbesi, küçük kubbeleri, taş mimarisi ve iki minaresiyle kentin siluetinde kendine özgü bir yer edinen yapı, nesiller boyunca Malatyalıların buluşma noktalarından biri oldu. İlk camiden kalan eski minare de yapının geçmişiyle bağını sürdüren önemli unsurlardan biri olarak korundu. 

2020 Depreminden Sonra da Restorasyon Gördü

Yeni Cami’nin afetlerle mücadelesi 1893 ile sınırlı kalmadı. Tarihi yapı sonraki dönemlerde meydana gelen depremlerden de etkilendi ve farklı tarihlerde onarım ile restorasyon çalışmalarına konu oldu.

24 Ocak 2020’de meydana gelen Sivrice merkezli 6,8 büyüklüğündeki deprem de Yeni Cami için yeni bir restorasyon sürecini beraberinde getirdi. Aynı yıl Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından tarihi yapıda restorasyon çalışmaları yürütüldü.

Ancak caminin asıl büyük sınavı yaklaşık üç yıl sonra geldi.

6 Şubat’ta Büyük Ölçüde Yıkıldı

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Malatya’nın kent merkezinde olduğu gibi Yeni Cami’de de ağır yıkıma yol açtı.

Tarihi caminin kubbesi, minareleri ve taşıyıcı bölümlerinin önemli kısmı çöktü. Vakıflar Genel Müdürlüğünün deprem sonrası hazırladığı envanterde yapı, 6 Şubat depreminde “tümden yıkılmış” eserler arasında kayda geçti. 

Malatya’nın yıllardır meydanla özdeşleşen görüntüsünün en önemli parçalarından biri böylece bir kez daha enkaza dönüştü.

Fakat Yeni Cami’nin yaklaşık iki asırlık tarihinde olduğu gibi yeniden ayağa kaldırılması için kısa sürede süreç başlatıldı.

Bu Kez İlk İş Zemin Oldu

Depremin ardından Yeni Cami’nin yeniden yapılması için 4 Mayıs 2023 tarihinde Malatya Valiliği, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve hayırsever iş insanı Bayram Kızılaslan arasında protokol imzalandı. Yapım giderlerinin Kızılaslan tarafından karşılanması kararlaştırıldı. 

Yeni Cami’nin yeniden inşasında geçmiş uygulamalardan çıkarılan dersler doğrultusunda en kritik başlıklardan biri ise yapıdan önce zemin oldu.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, inşaat öncesinde zemin etütlerinden taşıyıcı sisteme kadar teknik detayların üniversiteler ve bilim kurullarıyla değerlendirilmesini kararlaştırdı. Kurum tarafından yapılan açıklamada, caminin yeniden inşasında ciddi bir zemin sağlamlaştırması yapılacağı özellikle vurgulandı. 

Böylece tarihi yapının yeniden inşası yalnızca eski görüntüsünün oluşturulmasına yönelik bir çalışma olarak ele alınmadı; yeni yapının depreme karşı dayanımının artırılması da projenin temel unsurlarından biri haline getirildi.

Aynı Yerde, Aynı Hafızayla

Yeni Cami’nin yeniden inşasında temel hedef, Malatyalıların hafızasında yer eden mimari kimliğin korunarak yapının aynı noktada yeniden yükselmesi.

Proje hazırlanırken zemin, taşıyıcı sistem ve yapı konumu gibi teknik başlıkların bilimsel değerlendirmeler ışığında ele alınacağı, caminin tarihi görünümünün korunacağı açıklandı. Depremin hemen ardından yapılan protokolde de Yeni Cami’nin bulunduğu yerde yeniden inşa edilmesi hedefi ortaya konuldu. 

Yeni Cami’nin yeniden yükselmesi, deprem sonrası büyük ölçüde değişen Malatya kent merkezinde ayrıca sembolik bir anlam taşıyor.

1843’ten 2026’ya…

İlk temellerinin atıldığı 1843’ten bugüne yaklaşık 183 yıl geçti.

Bu sürede Yeni Cami yangın gördü, 1893’teki Büyük Zelzele ile yıkıldı, yeniden yapıldı, sonraki depremlerde zarar gördü, restorasyonlardan geçti ve 6 Şubat 2023’te bir kez daha büyük ölçüde enkaza dönüştü.

Her yıkımın ardından ise aynı yerde yeniden yükseldi.

Bugün devam eden çalışma da yaklaşık iki asırlık bu hikâyenin son halkasını oluşturuyor.

Malatya’nın çarşısı yeniden kurulurken, meydanı yeniden şekillenirken ve kent merkezi deprem sonrasının yeni kimliğine kavuşurken Yeni Cami de tarihi siluetteki yerine dönmeye hazırlanıyor.

Çünkü Yeni Cami’nin yeniden ayağa kalkması, Malatya için yalnızca bir caminin yeniden yapılması değil; şehrin kaybettiği hafızasının önemli bir parçasının yeniden yerine konulması anlamına geliyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER