Afrodit Tatil Köyünde Herşey Sağlık İçin

Afrodit Tatil Köyünde Herşey Sağlık İçin

Edremit gezimizin en güzel duraklarından biri de Şüphesiz Afrodit Tatil Köyü. Yağışlı soğuk bir günde ziyaret ettiğimiz Afrodit Tatil Köyüne her ne kadar gelmesi doğru bir zamanlama olmasa da Afrodit Tatil Köyü’nün Yönetim Kurulu Başkanı Malatyalı hemşehrimiz Vecdi Bey’i bu kadar müsait bulamazdık.

20 Mayıs 2019 - 00:35 - Güncelleme: 28 Mayıs 2019 - 03:24

Şömine’nin başında bizi ağırlayan değerli hemşehrimiz çaylarımızı ikram ederek tesisleri ve bir çok konu hakkında fazlasıyla bilgilendirdi. 

Öncelikle sizi tanıyalım. Vecdi Güreli Kimdir?

1949 Malatya Pütürge ilçesinde doğdum. İstanbul'da Yıldız Teknik Üniversitesinde Makine Mühendisliği 1972 mezunuyum. İstanbul’da kaldığım dönemde kendimi buraya ait görmedim ve İstanbul'u terk etmeye karar verdim. Nerede yaşayacağım konusunda Ege ve Akdeniz sahil bölgelerini araştırdım. Balıkesir'e yerleşmeye karar verdim. Akçay'da yüzlerce konut inşa ettik. 

Afrodit Tatil Köyü Hakkında Bilgi Alabilir miyiz?

1995 yılında 170 dönümlük bir alanda tatil köyü projesini hayata geçirdik. Yarısında konut yaptık. 250 yataklı olan tatil köyümüze ilave olarak apartlarımız bulunmaktadır. Mutfaklı ve möbleli apartlarımızı haftalık, sezonluk ve yıllık olarak kiraya vermekteyiz. Ayrıca yaşlı bakım ve huzurevimiz var. 10 yıldır hizmet vermektedir. Türkiye'nin en iddialı yaşlı bakım ve huzurevi konumundadır. En iyisi diye bilenen Darüşşafaka'dan bile daha iyiyiz. Çünkü biz Kaz Dağlarındayız. İstanbul'da Maltepe'de gökdelenlerin içerisinde değiliz. Tatil köyünde iki katlı yapıların içerisinde havası 0,21 oksijen oranıyla Dünya'nın birincisi konumundadır. Havadaki nemi de yüzde 50 - 55 ile organizma için en ideal durumdadır. Ayrıca organik bahçemizde sürdürülebilir tarım yapıyoruz. Mevsimsel sebzeleri doğru pişirme teknikleriyle yaşlılarımız ve otel konuklarımıza ikram ediyoruz. Yatağa bağımlı yaşlılarımız bir süre sonra iyileşince aldığımız ücreti düşürüyoruz. Biraz farklı bir konseptteyiz. Tenis kulübümüz var. 4 Tenis kortumuz bulunuyor. Tenis federasyonunun yapmadıklarını yapıyoruz. Bölgede tenis sporunu sevdirmek için yaklaşık 10 yıldır hizmet veriyoruz. Çok iyi bir duruma geldik. Her yaştan insan tenis oynayabiliyor. Tenis ligi yaptık. 7 ay süren ligimiz çok iyi bir konuma geldi. Sanatsal ve kültürel etkinlikler yapıyoruz. Resim, heykel ve seramik atölyemizde sanatsal çalışmalar, Felsefe günleri ve yoga faaliyetleri yapıyoruz. Tatil köyü, otel olmaktansa oldukça geniş bir konsept oluşturduk. 

Yerli Turist mi Yabancı Turist mi Sizi Daha Çok Tercih ediyor?

Konuklarımızın ağırlığı yerli turistlerimizdir. Tekrar tekrar gelen misafirlerimiz oldukça yüksek seviyededir. Tatil köyü yazdan yaza 6 ay açık oluyor. Aeneas Butik Otelimiz 12 ay hizmet veriyor. Bölgenin en iyi butik oteli konumundadır. İzmir Ağırlıklı konuklarımız bölgemizi tercih ederek tekrar tekrar geliyorlar. 

Vasıflı personel sorunu için neler diyorsunuz?

Turizm ve otelcilik öğrencilerine verilen eğitimlerin eksik olduğunu düşünüyorum. Stajerlerden de memnun değiliz. İşletmede verilen eğitimi destekliyorum. Gerçek müşterilere sunum yapan personel için kameralı eğitim yapıyoruz. Davranış larını ve tavırlarını anında düzeltilmesi açısından önemli sonuçlar alabiliyoruz. Kalifiye personel sorununu işletme içerisinde çözerek çözüm buluyoruz. 

Kültür ve Turizm Bakanının Sektör den olmasını nasıl görüyorsunuz?

Kültür ve Turizm Bakanımızın sektörden olması bizim için bir kere büyük bir şanstır. Umutluyum açıkçası. Bakanımızın getireceği çözümlerin gerçekçi olacağını ümit ediyorum. Bir takım yanlışları geride bırakabiliriz. Nitelikli turizm, Nitelikli tesisler ve işletmeler esas alınmalıdır. Eko Turizm, Doğa kullanılarak tesisler inşa edilmeli. Çeşitlendirmek gerekiyor. Bizim bölgemiz Devletin ülke tanıtım sisteminde yok. Bizim burada Kaz Dağı Otelleri Derneğimiz var. Ertuğrul Günay bakan iken müracaatta bulunduk. Biraz tanıtımı yapıldı ama yeterince tanıtım yapılmadı. Doğa, Zeytin tarımı korunmalı ve olabildiğince doğru işletmeler olmalı. Kaz Dağlarında yapılan maden arama çalışmalarını üzüntüyle karşılıyorum. İdare mahkemelerine konu intikal etmiş durumda. Umarız tez zamanda bu yanlıştan vazgeçilir. Uluslararası şirketlerin gücü yönetimi baskı altına alarak yasakları delmeye çalışıyorlar. Bizde karşılarında durmaya devam ediyoruz. 

Yabancı biri buraya neden gelsin ?

İnsanlar buranın Doğasına ve eski kültürüne gelmesi gerek. Bu bölgede yaptığımız envanterde 370 tane antik ören yeri var. Antandros Antik Kentinde kazı yapılıyor. Bu kent oldukça önemlidir. Orada bir dernek kurduk ve bir dönem başkanlığını ben yapmıştım. 

Antandros, hakkında Ege üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Polat'ın derlediği yazıda aşağıdaki gibi açıkça anlatılmıştır. 

Vergilius: Aeneis

Vergilius tarafından yazılmış olan Aeneis, Troialı kahraman Aeneas'ın efsanesidir. Kitabı oluşturan oniki bölümde, Troialı kahraman Aeneas'ın Troia savaşından babası, oğlu ve savaştan sağ kurtulanlar ile birlikte kaçtıktan, Roma yakınlarına varıp yerleştikleri zamana kadar başlarından geçen olaylar anlatılmaktadır.

Aslında kitap onların Troia'dan yola çıkışların dan yedi yıl sonra Sicilya'da başlar. Aeneas yedi yıl sonunda Kartaca'ya varır ve başlarından geçenleri kraliçe Dido'ya anlatır. Yani olaylar Vergilius tarafından geri dönüşlerle aktarılır.

Tahta atın içeri alınması, Laokoon'un öldürülmesi, Aeneas'ın, babası Ankhises, oğlu Askanius ve Troia'nın kutsal heykeli Palladion'u alarak Antandros'a kaçması gibi İlyada sonrası efsanelerin çoğu bu destanda anlatılmıştır.

Aeneas Kimdir?

Aeneas, Troia kraliyet ailesinden Ankhises ve tanrıça Aphrodite'nin (Venüs) oğludur. Troia savaşında Hektor'dan sonra en büyük kahraman odur. Hatta zaman zaman Priamos'un oğlu, büyük Troialı kahraman Hektor'a bile öğüt verir. Aeneas'ın görevi Troia'dan ayrılıp, yeni bir yurt kurmak; böylece Troia soyunu yeni kuracağı topraklarda yüzyıllar boyu devam ettirmektir.

Troia'dan Kaçış ve Antandros

Troialı kahraman Aeneas, annesinin; yani Aphrodite'nin koruması altında, omuzlarında babası Ankhises, elinden tuttuğu oğlu Askanius ile birlikte Troia yangınından kaçarak kurtulur. Beraberin deki Troialılar ile birlikte İda Dğı'nın eteklerindeki Antandros'a gelir. Aeneas'ın liderliği altında kendilerine yeni bir vatan aramaya hazırdırlar. Antandros'da gemiler inşa ederler. Antandros kıyısından, 20 gemi ile bahar ayı başlarında ayrılırlar.

Thrakia

Birkaç gün süren yolculuğun ardından Thrakia sahiline varırlar. Thrakia, önceleri Priamos ile dost bir yerdir. Hatta Priamos, oğlu Polydoros'u koruması için Trakia kralı Lykurgos'a verir. Fakat Lykurgos çocuğu Yunanlılara vererek barışı satın alır ve çocuk Troia surları altında, babasının gözü önünde öldürülür. Aeneas tam olarak nerede karaya çıktığını bilmez ve sevinçle kendilerine evler inşa etmeye başlarlar. Şehre de Aeneas ismini verir.Aeneas, yakınlardaki kızılcık ve mersinlerle kaplı bir tepeciğin yanına Annesi Aphrodite (Venüs) ve büyük tanrı Zeus'a (Jüpiter) boğa kurban etmek üzere gider. Çimen sunakları hazırlamaya koyulur ve ne zaman bir çalıyı köklese simsiyah kan damlaları çimenlerin üzerine sıçrar. Bir çalı daha koparırken inlemeler yükselir ve Polydoros'un sesi Aeneas ile konuşur. Troia surları önünde öldürüldüğünü, merhametli Thrakialıların onun kemiklerini buraya gömdüğünü, bu toprakların uğursuz olduğunu ve bu topraklardan ayrılmaları gerektiğini söyler. Aeneas olanları babası ve beraberindekilere anlatır. Polydoros için bir cenaze töreni yaptıktan sonra Thrakia kıyısından ayrılırlar. 

Delos

Aeneas ve beraberindekiler Apollon'un tapınağının olduğu kutsal Delos adasına varırlar. Aeneas, tapınak önünde dua eder ve tanrı Apollan'a nereye gitmeleri gerektiğini danışır. Tapınağın içindeki ses "Cesur Dardanos soyu! Ataların kökenin den öte sizi ilk sırtında taşıyan toprak alacak bir tek, verimli bağrına yine. Arayın bu eski anatoprağı! Aeneas'ın evi orada egemen olacak bütün dünyaya, sonra çocuklarının çocukları ve onlardan doğacak çocuklar da! dedi.

Girit

Kehaneti yorumlayan Anchises, "Soyumu zun babası Teucer Girit'den geldi, orada da tıpkı Troia'nın önemli dağı gibi adayı çaprazlama kaplayan sıradağların adı İda Dağı'dır der. Göçmenler yola koyulular ve üçüncü gün Girit'e varırlar. Kıyıda onları dostça karşılarlar. Aeneas ve beraberinde kiler yeni evler inşa etmeye başlarlar; göçmenlerle yerliler evlenirler, topraklar paylaşılır, kanunlar oluşturul maya başlar. Yeni kentin adı Pergama koyulur. Fakat yeni bir felaket ortaya çıkar. Çok sıcak bir yaz tarlaları yakıp kavurur, bitkiler kurur ve insanlar ölmeye başlar. Ankhises nereye gitmeleri gerektiğini danışmak için tekrar Delos'a gitmeyi önerir.

Ocak Tanrıları Apollon'un Kehanetini Aeneas'a Bildiriyor

Girit kıyısında gece Aeneas'ın önünde Apollon'un kehanetini söyleyen Phrygia ocak tanrıları belirir ve ona bu kıyıdan ayrılıp İtalya'ya gitmeleri gerektiğini, ataları olan Dardanos ve İasios'un bu topraklardan geldiğini söyler. Aeneas gördüklerini koşarak babasına anlatır. Ankhises o zaman Priamos'un kahine kızı Kassandra'nın anlattıklarını hatırlar. Kassandra: "Soyumuzun Hesperia veya İtalya denen bir ülkeye gideceğini söylemiş. Troia soyu iki kişiye ve yere dayanır: Dardanos ve Teucer. Dardanos İtalya'dan gelmiş, Teucer Girit'den. Demek ki İtalya'ya gitmeliymişiz." der.

Girit'den Ayrılış Harpyler'in Yaşadığı Topraklara Varış

Aeneas ve beraberindekiler Girit'den İtalya'ya gitmek üzere yola çıkarlar. Denizde üç gün süren bir fırtınaya yakalanırlar. Fırtına sonrası ilk gördükleri topraklar Strophades kıyılarıdır. Burada vahşi Celaeno ve diğer Harpyler oturmaktadır. Harpiyalar genç kız yüzlü, kuş gövdeli yaratıklardır. Gittikleri her yeri pislikleri ile batırırlar. Aeneas ve arkadaşları limana girer girmez karada otlayan keçi ve sığır sürüleri görürler. Hemen Zeus için kurban keserler ve kendilerine de yemek hazırlarlar. Daha ağızlarına bir lokma koymadan Harpiyalar üstlerine üşüşür ve her yeri kokan nefes ve pislikleri ile kirletirler. Adamlar kılıçlarını çekip kuşları öldürmeye çalışsalar da tüylerine kılıç işlemez. Kuşlardan biri dışında diğerleri kaçarlar. Celaeno adlı kuş; "Apollon'un bana açıkladığı ve şimdi size intikam almak için söyleyeceğim kehaneti dinleyin. İtalya'ya gidip oraya ulaşmayı başaracaksınız, limanı sizi dostça karşılayacak; ama size vaat edilen şehrin surlarını ancak korkunç bir açlık sizi kendi masalarınızı kemirip yemeye zorladığında inşa edebileceksiniz. Bu bize yaptığınız insafsızlığın cezasıdır." der. 

Harpy Topraklarından Ayrılış

Harpyler'in topraklarından ayrıldıktan sonra sırasıyla Zachynthos, Dulichium, Same, Neritos Ddası, İthaca'dan geçerler. Sonra Leucate Dağı'nın dumanlı doruğunu görürler. Apollon tapınağına ulaşırlar, yorgun argın yanaşırlar küçük bir kente. Burada Zeus'a sunular yaparlar. İlerlemeye devam ederler, Phaec kalelerini geride bırakırlar. Epirus kıyılarından geçerler, Chaonia limanından Bouthrotium'a varırlar.

Bouthritium


Burada Priamos'un oğlu Helenos'un Yunan kentlerini ele geçirdiğini ve Hektor'un eşi Andromakhe ile evlendiğini duyarlar, bunların doğru olup olmadığını anlamak için dolaşmaya çıkarlar. Aeneas dolaşırken Andromakhe ile karşılaşır. Andromakhe Aeneas'ın duyduklarını doğrular, Helenos buradaki topraklara avda ölen sevdiği arkadaşı Chaon'un adına ithafen Chaonia adını vermiş ve burada küçük bir Troia kenti kurmuştur. 

Andromakhe ve Helenos, Aeneas ve adamlarını saraylarında konuk ederler. Günler sonra yola çıkma vakti gelmiştir. Aeneas Apollon rahibine danışır ve kehanet alır. Rahip yolculuk sırasında başlarına gelecek bazı olayları, karşılaşa cakları yerleri aktardıktan sonra şu önemli kehaneti bildirir; "Issız bir ırmağın kıyısında otururken meşeliğin dibinde iri bir yaban domuzu ve otuz yavru görünce kentini kurup çilelerin son bulacağı yer burasıdır."

Andromakhe Aeneas ve beraberindekileri uğurlarken onlara pek çok hediye verir. Bu hediyelerden Ascanius'a verdikleri altın telle işlenmiş giyisiler ve Phrygia tipi bir üstlük tür. Aeneas da ayrılırken oradakilere şu anlamlı sözleri söyler: "Siz artık huzura ulaşmışsınız kentinizi kurmuşsunuz bizim bulmamız gereken topraklar var. Gün olup ulaşırsam Thybris'e, ya bu ırmağa yakın ovalara, soyuma ayrılmış surları görürsem bir gün, dilerim kan kardeşi çift kenti, eskiden birbirine yakın iki kardeş halkı birleştirelim yüreğimizde tek yurt olsunlar. Hesperia ile Epirus tek olsun bizim için, ikisinin de atası Dardanos'dur, mademki ikisinin de başına gelen benzemektedir, torunlarımız da bu duyguda olsun bizimle!"

Ceraunia

Bouthrrutium'dan ayrılır ayrılmaz deniz onları Ceraunia yakınlarına atar. Buradan deniz yoluyla İtalya' ya varış çok kısadır. Yıldızlar görünüp hava uygun olunca hemen toparlanıp gemilere binerler ve açılırlar denize yeniden.

Castro III.530 VD.

Uzun zaman yol aldıktan sonra, tan yeri ağarırken kahraman Akhates İtalya diye bağırır. Ankhises kadehini şarapla doldurur, geminin kıç güvertesinde durup yalvarır tanrılara elverişli bir rüzgâr ve kolay bir yolculuk için. Karşıda yay gibi kıvrılan bir liman, kalenin üzerinde Athena tapınağı görünür. Üst üste dizilmiş kayalardan oluşan bir duvar sağ ve soldan denizin içine kadar uzanır. Bu kayalar her iki yandan tapınağı gizler. Kıyıda otlayan dört beyaz at görürler. Ankhises önce bu atların savaş anlamına geldiğini söyler, ama ardından barış umuduna da işaret olabilir der. Tanrıça Hera için adaklar sunduktan sonra çok güvenilir bulmadıkları bu topraklardan yani (İtalya) Castro'dan ayrılırlar.

Bizde bu hikayeyi turizmde kullanmak istedik. İtalyanlar hep Aeneasın soyundan geliyoruz diyerek övünürler. Onlara sizin atanız buradan gitti demek istiyoruz. Troia'dan Kaçış ve Antandros'a 4 günlük bir rut yapmak istiyoruz. Gemilerle Enez'e gidilen bir tur planlıyoruz. Bunu belgesel çekimi yaparak sunmak istiyoruz. Bu belgesel'in yüzde 65'ini zaten Avrupa fonu karşılıyor. Bu belgesel çekildiğinde bölgemizin büyük bir tanıtımı yapılacak. Dernek başkanımız bakanımızdan randevu aldı. Yeni Bakanımızla gereken görüşmeler yapılarak Tüm Avrupa toplumunu buraya çekmeyi hedefliyoruz. Tıpkı Efes'de olduğu gibi. 

Sosyal Faaliyetler olarak neler yapıyor sunuz?

Konuklarımızla birlikte her sabah Kaz Dağlarında Aeneas'ın kapısından çıkarak 9 ayrı parkurda yürüyüş yapıyoruz. Tenis oynuyoruz. Dostlarla birlikte bölgeyi tanıtımla geçiriyoruz. 

STK ‘larda bulunuyor musunuz? 

Seminer ve Konferanslara tesislerimizi ve mekanlarımızı açıyoruz. Destek vermek için elimizden geleni yapıyoruz. 

Ekonomik anlamda tesisleriniz uygun fiyat sunuyor mu?

Devamlılığı ve istikrarı sağlamak için fedekarlık gösteriyoruz. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Çünkü 3 yıldır fiyatlarımızı sabit tuttuk. Herşeye zam gelmesine rağmen fiyatlarımızı bir kuruş arttırmadık. Fiyatlarımızın zamlanma ması müşterilerimizin tekrar tekrar gelmesini sağlıyor. 

Malatyalılarla nasıl ilişkileriniz?

Hemşehrilerimiz ancak geldiklerinde görüşebiliyoruz. Yakınlarımızın çoğu İstanbul'da ikamet ediyor. Zaman zaman buluşuyoruz. 22 Aile ile canlı müzikli ve çiğköfteli bir toplantıda buluşmayı planlıyoruz. Turan Emeksiz mezunları 2 yıldır tesislerimizde etkinlik düzenliyor. Bizde bu vesile ile hasret gideriyoruz. 

Hileli ve sağlıksız ürünlere dikkat ediyor musunuz?


Bölgeye gelen herkes zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere tesislerdeki mutfak kültürünü tercih ediyor. Denetimlerin eksik yapılmasından rahatsız olduğumu zu söyleyebiliriz. Kızartma yağlarını alan kişilerin tekrar rafine ederek piyasaya sunduğunu duyduk. Normalde bio yakıt olması gerekirken tekrar yağa karıştırılması büyük bir sorundur. Son yıllarda çok büyük miktarda Endonezya ve Malezya'dan 2 liralık palm yağı getirilerek yağa karıştırılıp kullanıldığı bilgisine ulaştık. Bu sorun yemeklerin lezzetini ciddi manada etkilemektedir. Riviera yağına değimek isterim Riviera demek yüzde 70 rafine yağ yüzde 30 sızma yağı kapsamaktadır. Prof. Dr. Canan Karatay bu yağı önermemesi doğrudur. Sadece kızartmalarda kullanılabilir. Salatada ve yemeklerde kullanılmaması daha doğrudur. Geleneksel zeytin tarımında kullanılmaması gereken ilaçlarda kullanılıyor. Zeytin sineğine karşı haşere ilacı kullanılıyor. Zeytin meyvesine sıvanması durumunda bol zehir içeriyor. Canan Hoca şunu da eklemelidir. Organik sertifikaları olan ürünlerin kullanılması gerekmektedir. 

Tesislerinizin Mutfağında Neler Yapıyorsunuz?

Kışın kış sebzeleri, yazın da yaz sebzeleri kullanarak yemekler yapıyoruz. Kompos gübre kullanarak ürünlerimizi yetiştiriyoruz. Kırmızı ve Beyaz et ürünlerini bulunduruyoruz. Yoğurdumuzu, Peynirimizi kendimiz yapıyoruz. Tüm yeşillikleri bahçemizden temin ediyoruz. Yumurtaları bahçemizdeki tavuklardan elde ediyoruz. Yine bölgemizde olan Endemik bitkileri kullanıyoruz. Açık büfemiz oldukça geniştir. Zeytinyağlı ürünlerle öğününü geçiren konuklarımız bile var. Tuz istemeyene tuzsuz şeyler yapıyoruz. Ekmeğimizi bile kendimiz yapıyoruz. Malatyadan da tandır ekmeği geliyor. Doktorlarımız, Diyetisyenimiz ve sağlık personelimiz yaşlılarımızla ve konuklarımızla ayrıca ilgilenmektedir.  


 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yavuz şahin
    1 ay önce
    Anlatıldığı kadar çok iyi kaliteli gelen müşterilerin yabamcıllık çekeceği süre 30 dakika sonrası kendi eviniz gibi candan ve çok sıcak bir ortam Her seviyeden insanları bir arada görebilirsiniz ama bir bakarsınız o insanların tamamı bir akşam yemeğinde aynı şarkıyı söylerken bulursunuz en önemlisi çok güvenli hizmeti ilgi alaka özellikle yemekleri ege mutfağı hakim sağlıklı ki benim küçük çocuklarım vardı ve tatil yaptığımı hissettim vede yıllarca orada tatil yaptım. Vecdi beye böyle güzel bir ortamı bizlere sunduğu için. İnanın fiyatlarıda makuldür teşekkür ederiz. İnşallah daim olur
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x